YENİ BİR ŞİİR
Başlamalıyım bu şiire artık, biliyorum
Uzun sürelerin yaşanmışlıkların ardından
Herkes kalıyor da bir ben mi gidiyorum?
Bir mevsim ki; kaçıvermiş zamandan
Parçalıyorum kelimeleri, hece hece
Beni sindiremedi yine bu gece
Geç karşıma biraz konuşalım
Defterin iki yakasına birden yapışalım
Bir de şu utanmış parmaklarıma bak
Dayanamıyor; titriyor heyecandan
Bugün sana haykırmak var, susmak yasak!
Konuş; ondan, o andan ve candan
Anlat; yine kim çizdi gözlerindeki yaşı
Kim vurdu yüreğindeki Kudüs’e
Söyle; kim sildi elindeki taşı
İyi, konuşma, susalım öyleyse
İçine hapsetme harfleri, uzaklara sür
Ölümü yaşa, ölümü kus, ölümü öksür
Noktaları zindan et, kelimeleri vurdur
Direkler dik, önlerini kes, onları buldur!
Duydum ki Halep’te görülmüşler
Bir mücahid, bir anne ve bir çocuk
Orada ölmüş, orada gömülmüşler
Doğru ya biz de biliriz ölümü, az buçuk
Hayır! Susma, konuş artık
Bugün yeni bir şiir dinleyeceksin
Harflerin torbası, azıcık yırtık
Yırtıkları dikmeyi de öğreneceksin!
Bir harf çekelim şu tükenmiş asırdan
Baş harfi olsun davamızın
Yürüyelim baş başa bu kutlu satırdan
Zekatı, musallada ki adımızın
Hadi sen de gel!
Aynı satıra düşelim
Tutsun bizi uzaktan bir el
Aynı defteri bölüşelim
Duy beni artık, konuş
Ben burdayım, ya sen nerdesin?
Bir şiir, bir haber ve bir kuş
Gökyüzünde gölgelerlesin!



















