Advert

Yalnızlık / Ahmet Keskin

Yazan: Ahmet Keskin -YALNIZLIK

ÖYKÜ - 06-12-2025 15:40 411 kez okundu.

Yalnızlık / Ahmet Keskin
Advert

YALNIZLIK 

Uykusu kaçmıştı.

Kalktı, tuvalete yürüdü. İhtiyacını giderdi. Lavaboda ellerini yıkarken yüzünü yıkamak istemedi.

“Bakarsın uykum gelir.” diye mırıldandı kendi kendine.

Kurulanıp salona geçti. Stor perdeyi çekti. Dışarısının sokak lambası aydınlığı odaya doldu. Koltuğu yan çevirip pencereden dışarıyı seyre daldı. Çam ağaçları kıpırtısız sanki uykudaydı.

“Onlar bile uyuyor, ben, ben…” diye söylendi.

Pencereye doğru uzanmış, yapraklarından ayrılmış yemiş ağacının dallarını gördü. O dallardan bu yaz camdan uzanıp bir kaç adet yemiş koparıp yemişti.

Ayşe de severdi yemişi. Kendisinden farkı “incir" diye seslendirmesiydi. Koltuğundan pencereye dıştaki sese uzandı. Belli belisiz bir ses…

Kediydi.

Köşedeki tenekeyi devirmişti.

“Bu saatte o da uykusuz. Üstelik aç olmalı. Yoksa teneke ile ne işi olabilir.” diye düşündü.

Kediyi seçmeye çalıştı, karanlık rengini göstertmiyordu. Saatine baktı. Vakit hayli erken.

“Sabahı bekliyecek artık. Bu saatte kedi de beslenmez.” diye düşündü. 

Sırtını dayadı. Gökyüzü yer yer bulut yüklüydü. Bulutlar pamuk yığınınca kaba, beyazdı. Sanki bir hallaç kirişini kurmuş, topuzuyla onları kabartmıştı.

“Ayşem” diye iç geçirdi; “Ayşem yokluğun yakıyor beni. Erken ayrıldın aramızdan. Sensiz hiçbir şeyin tadı kalmadı. Ne yiyeceklerin ne uykunun. Her şey yavan. Yaşamak bile..”

Bir iki ses daha duydu. Bu kez ayak sesi, iki kişinin aralarıdaki konuşmaydı. Gece sesi çok net taşıyordu. 

- Bizi alacak değil mi duraktan?
- Alacağım dedi.
- Gecenin beşinde dikelip kalmıyalım ortalık yerde.
- Kalmayız, kalmayız.
- Bugün işi kolaylarız. Bir gün daha gittik mi biter.

Sonra sesleriyle birlikte kaybolup gittiler.

Yine kendisiyle baş başa kaldı.

“ Çay koysam mı ki?” diye düşündü. 

Sonra vazgeçti.

“Bir kekik yaparım. Çay için erken.” 

Mutfağa geçti. Kettle’ı açtı. Büyük bir fincana iki dal kekik attı. Sıcak suyu dökerken ortalığı hoş bir koku sardı. Bu kokuyu seviyordu.

Koltuğunda yudumlamaya başladığında “keşke Ayşe de karşımda olsaydı. Birlikte yudumlardık.." diye geçirdi aklından.

Fincandan kokuyu içine çeke çeke içti.

“Yalnızlık Allah’a mahsus sözü ne kadar doğru. Gecenin gündüzü de var. Ömrün yalnızlığı zor. Oğlun, kızın olmuş ne fayda...”

Bir iki köpek havlaması, bir motor uğultusu. Ardından derin bir sessizlik…

Fincanındaki kekik bitince boşunu pencere mermerine koydu.

Başını koltuğa yasladı.

Dışarıdan bakışlarını içeri çekti. Eşyalarda gezdirdi. Onun köşesine bakışlarını dikti. Televizyonu hep oradan izlerdi. Göz kapaklarını kapattı. Hayal etti.

“Canım benim!”

Uykuya daldığını fark etmedi bile…

***

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Kokusu Kalan Mektup / Nevin Aktekin Gülfırat

Kokusu Kalan Mektup / Nevin Aktekin Gülfırat

12-05-2026 - ÖYKÜ

Yaşlı Kaplumbağanın Doğa Yürüyüşü / Murat İşler

Yaşlı Kaplumbağanın Doğa Yürüyüşü / Murat İşler

12-05-2026 - ÖYKÜ