VEFASIZ ÇIKTI DOSTLAR
Eski dostlarla eskisi gibi davetsiz buluşsak,
Şöyle ortaya eski bir masa sandalye koysak,
Her şey yine eski olsa, çay bardakları çiçekli,
Tepsi, pirinç desenli çaydanlık çift emzikli.
Eski dostlar gülümseyerek yanıma gelseler,
Üzerine çiçekli elbise, yüreğine sevgi giyseler,
Özlem taşıyan eski duyguları yanlarına alsalar,
Eskisi gibi candan olsak sarım sarım sarılsak...
Kimse yapmacık olmasa, yine gerçek davransa,
Eskisi gibi çıkarsız olsak, vefayı hatırlatsak,
Bir söyleyip yürekten, bin kahkaha atsak,
Oradan, buradan, bizden koyu sohbetlere dalsak.
Ah eski dostlar! Aranıp da bulunamayanlar,
Artık ne arayıp soran var, ne de şen kahkahalar,
Uçup gitti eski vefalar, nerede o gülistanlıklar?
Nerede güldükçe gönlümüzde açan çicekler?
Artık kimse selam vermiyor, hal hatır sormuyor,
Kapımızı kimse çalmıyor, dost eli uzanmıyor,
Mazi artık acı hatıra, kapanmaz büyüdü bu yara,
Gençlik rüyaydı bitti, veda ettik eski dostluklara…



















