Advert

Türk Aydınlanmasında Ali Suavi / Hakan Cucunel

Yazan: Hakan Cucunel -TÜRK AYDINLANMASINDA ALİ SUAVİ

KİTAP ANALİZİ - 22-07-2024 22:21 985 kez okundu.

Türk Aydınlanmasında Ali Suavi / Hakan Cucunel
Advert

TÜRK AYDINLANMASINDA ALİ SUAVİ

Türk düşünce dünyasında aydınlanmacı düşüncenin mimarları, genel olarak üst düzey memurlar ve bürokratlarla başlamıştır. “Vatan Şairi” Namık Kemal’den Agâh Efendiye, Ziya Paşadan Mithat Paşaya kadar bütün Tanzimatçılar bu grubun içindedir.

Bu durum çok da doğaldır çünkü Osmanlı Toplumunda 2. Mahmet ile başlayan yenilikçi düşünce, aslında devletin güçsüzleştiğinin fark edilmesi noktasından başlatılır. Devam eden dönemlerde de bu yargı tartışılmadan kabul edilir. Bütün yenilikçilerin ortak düşüncesi Fransız devriminin etkisiyle Meşruti yönetimin getirilmesidir. Kısaca meclisin açılması ve “Sultan”ın yetkilerinin kısıtlanması ve mebusların/vekillerin de yönetime katılması devletin kurtulması için bir ön şarttır. Bu şekilde halk da dolaylı olarak devlet yönetimine katılacaktır.

Ancak uygulamada görülür ki tek başına meclisin açılarak meşrutiyetin getirilmesi ortalama Osmanlı Aydınının zannettiği gibi sorunları çözmemiştir. Tam tersine dağılma ve yıkılışı hızlandırmıştır.

Genç Osmanlılar arasında genellikle “aykırı” ya da “uç” olarak nitelenen Ali Suavi, Osmanlı aydın tipinin ön kabullerini gözü kapalı olarak kabul etmeyen tek kişiliktir. Öncelikle Suavi, bir paşa çocuğu, üst düzey memur değildir. Halkı ve halk zihniyetini tanıyan bir kişidir.

Genç Osmanlıların para kaynağı olan Mustafa Fazıl Paşa’nın, aslında bu grubu saraya karşı bir koz olarak kullandığını ilk fark eden Suavi’dir. Namık Kemal bu konuda son derece tutucudur.

Tarihselliği ve bütünsel bakışı olmayanlar için örneğin harf devrimi, bir gecede düşünülmüş ve yapılmıştır. Oysa Osmanlının kullandığı Arap harflerinin tartışılmasının tarihi 2. Mahmut’a ve Şemsettin Sami’ye kadar gider. Yerleşik kabullerin tartışılması hiç bir dönem kolay olmamıştır ve Osmanlı gibi derin bir tarihi olan bir devlette de bu durum geçerlidir.

Suavi, Kendi çıkardığı gazetede resim bastığı için tutucular tarafından “zındık” ilan edilmesine rağmen doğru bulduğu bu konudan taviz vermemiştir. Hilafet ile İslamın bir ilgisi olmadığını, eğer insanlara okumayı daha kolay öğretecekse harfleri değiştirmenin doğru olacağını, dildeki Arapça ve Farsça sözcüklerin yerine halkın kullandığı sözcüklerin kullanılması gerektiğini, sözcüklerin okunduğu gibi yazılmasının doğru olduğunu ilk defa ve taviz vermeden, geri adım atmadan savunan ilk Türk aydını Suavi’dir.

“Kadem-i mübareklerini bûs etmeye, hâk-i pây-i âlilerine rumâl olmaya geldim” gibi ifadeler dönem insanları için çok olağandı. O dönemde kullanılan yüzlerce ifadeden biri olan bu cümlenin Türkçesi “Mübarek ayaklarınızı öpmeye ve ayaklarının yüce izleri altında kalmaya...” biçiminde çevrilebilir. Ali Suavi, bu ve bunun gibi ifadeleri asla kullanmaz ve kullananlara şaşırır. Bu yaklaşımı da yine kendi döneminde ilktir.

Laiklik, onun için bir zorunluluktur. Kur’an Kerim’in asıl kaynak olduğunu savunur ve hadisleri ve hadisçileri güvenilmez bulur. Suavi’ye  göre “Sahih Hadis demek, peygamberin ağzından çıkmış söz demektir. Oysa bu hadisleri yazanların hiç biri peygamberi görmemştir” diyerek kendisini savunur. Tekke ve zaviyelerin işlevlerini kaybettiğini bir çok insandan önce savunmuştur. İslamda ruhaniyyet ve mutlakiyyet olmadığını söyler ve pek çok insanın tepkisini çeker.

Ancak Suavi, asıl Ebu Numan Hanefi’nin düşüncelerini savunduğu için tutucuların tepkisini çekmiştir. İmam-ı Azam’ın her milletin Kur’an-ı Kerim’i kendi dilinde okuyabileceğini söylemesine dayanarak ibadetin de herkesin kendi dilinde yapabileceğini yazması üzerine pek çok insan tarafından yeniden eleştirilmiş ve bozguncu olarak nitelenmiştir. Ancak Ali Suavi, bu tip dışlamalara önem vermemiştir. O daha da ileri giderek hutbelerin Arapça değil, Türkçe verilmesi gerektiğini de düşüncelerine ekler.

Ali Suavi’ye göre Türkçe, dillerin en zenginidir. Bir dil, başka dillerden sözcük alabilir ancak kural alamaz. Medreseler, çağdışı kalmıştır çünkü buralarda akli bilimler öğretilmemektedir. Coğrafya, hesap ve hendesenin öğretilmediği kurumların bir işlevi yoktur.

Suavi, Osmanlı toplum ve devlet yapısını çok yönlü incelemiş bir aydındır. Gayri-müslimlerin sahip oldukları ayrıcalıkların devlete verdiği zarardan da söz eder. Bugünden geriye baktığımızda müslüman olmayanların çok az vergi vermeleri, askerlik hizmetinden muaf olmaları, kapitülasyonların korumaları altında olmaları gibi ayrıcalıklarının Türklere ne kadar zarar verdiğini daha net görüyoruz.

Biz bugün Tanzimat ve Islahat hareketlerine bir demokratikleşme olayı olarak bakarken bile genel geçer bir ezberi tekrar ediyoruz. Bir çok açıdan baktığımızda özellikle de Islahat fermanının  hristiyan tebaya çok büyük ayrıcalıklar verdiğini görüyoruz. Bu fermanlar sayesinde hristiyanlar çok daha hızlı örgütlenmişler ve bu örgütlülüğün gücünü Osmanlı aleyhine kullanmışlardır.

Son olarak belirtmek gerekir ki Falih Rıfkı’nın Ali Suavi kitabı bizlere bu gün artık az bilinen ama aslında kendi döneminin çok ötesini gören bir Osmanlı devrimcisini yeniden anlamak ve hatırlamak imkanı vermiştir. Ali Suavi, ilk Türkçüdür. Türkçülüğün tek çözüm olduğunu görmüş ve Arap coğrafyasının kendi devletlerini kurmalarına izin verilmesi gerektiğini savunmuştur. Çünkü ona göre bu coğrafyalarda başkalarının elleriyle kurulacak olan Arap devletleri bize karşı düşmanlık besleyeceklerdir. Oysa biz onlara özgürlük verirsek bizimle dostça ilişkiler kurmaları daha kolay olacaktır.

*Tanzimat ve Islahat Fermanlarını genel ezberlerin dışından okumak isteyenlere Metin Aydoğan’ın “Türkiye Üzerine Tezler” kitabını öneririm.

*Osmanlı’nın son dönemlerin gayri-müslimlerin sınırsız haklarını okumak isteyenlere Hıfzı Topuz’un “Abdülmecit” romanını öneririm.

*Namık Kemal, Mustafa Fazıl Paşa, Avrupa’da çıkarılan Genç Osmanlı gazeteleri  hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyenlere yine Hıfzı Topuz’un aynı “Namık Kemal” romanını öneririm.

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Bir Kitap: Cümbezin Kızı - Ülkü Demiray / Deniz Cavandır

Bir Kitap: Cümbezin Kızı - Ülkü Demiray / Deniz Cavandır

11-05-2026 - KİTAP ANALİZİ

Bir Kitap: Trafik Dedektifi Baco - Akın Karabağ - Bahadır Karabağ / Salih Koç

Bir Kitap: Trafik Dedektifi Baco - Akın Karabağ - Bahadır Karabağ / Salih Koç

11-05-2026 - KİTAP ANALİZİ