SORMA
Sorma işte
Nasıl olayım
Herkes kadar iyiyim bende
Herkes kadar çaresiz
Cüzdan talan edilmiş
Herkes kadar suçluyum susuşumda
Baharı da çalmışlar biliyor musun
Düştük ağustos sıcağına
Oysa sözüm vardı
Açacak papatyalarla
Yeniden düşecektim aşka Haziranda
Sözüm vardı haziranda Ali’ye
Cebimde şıngırdayan misketlerle Berkin’e
Bir halayda Ethem’e
Hani umut dolacaktı şiirime
Nasıl olayım aynı her şey
Sizin kadar iyi değilim de
Yaşıyorum hâllice
Küsüyorum bazen
Parmaklarıma konmayan kuşlara
Soluk alıyorum almasına
Alışamasakta zamlara
O koca kış
O bitmeyen geceler baharı beklemiştim oysa
Biliyor musun
Düşlerime butlan gelir korkusundan
Yummuyorum gözlerimi özleyince seni
Muhbirlemişler sırlarımı döktüğüm bulutları
Bak gece de hasretimle
Saçlarının tellerine astığım yıldızlar
Prangalarla bağlı
Sevmem aslında ben haziranı
Nesini seveyim
Şair dökümüdür
Şiirler büker boynunu
Nazım ölür ansızın
Ahmet Arif
Ahmet Haşim
Orhan Kemal
Ve Cahit Zarifoğlu
Ünü yoktur ama yarası taze
Dostlar gitmiştir bir de vedasız
Sorma dedim ya
Nasıl olayım
İyiyim
Gölgemden bir ton renkli tenim
Ama uyanmış ya kelebekler
Sığındım karanlığına gecenin
Sigaramda duman şimdi hasretler
Paslı menteşelerinde sesini yitirmiş de dilim
Gece işte
Hicaz bir türkü
Boynu bükük mısra
Yine sensin şiirim
***



















