ŞİİRCE / ADAK AĞACI
Bir gıdım yüz görümlüğü almadan
Çorak toprağın batımına
kader ortağı oldum da
törpülenmiş düşlerle girdim gerdeğe.
Kederlenmedi gönlüm
ara düşmedi yüzüm.
Tenimi verdim
Ruhumu verdim
Dert vermedim sıla hasretine
Ebem kuşağı oldu renklerim.
Güz, ayazıyla beklerken
Haram arsız olmuş belledim,
bağırdım, ağladım,
dinletemedim.
Ağla diplerine gömdüm doğmamış patikleri.
Kısır yokluklar sarmış kerpiç odayı.
Yalnız geceler sırdaş olmuş,
ben hiçliği bebe beledim.
Binlerce kurak desen birikti ayalarımda
Tırpan izidir, yaban korudur dedim de
Ak düşen saçlarımı sakladım yazma altına.
Körpe gönül gün doğumu, diyemedim.
Tek başıma kaldım göçmen kuşlarla.
Eskisi gibi fal bakmıyor papatyalar.
Uzanıp dokunmak istesem de yaralarıma
Eşikte bekler ağrılı nöbetlerim.
Ben, benden usanıp saklanırken
Bir el isterim, "hadi" diyecek.
Gelmez hasret,
gelmez hazan
pusuya yatmış binlerce yalan.
Gözlerim ağır,
Bedenim yolcu.
Bıçak sırtı olmuş araf.
Avuçlarımda birikiyor beyaza kaçan günler
Seçemiyorum gelgit zamanlarını.
Bekliyorum.
Ekinler boy verecek.
Adak ağacı bu kadar kindar değil ya..
Elbet bana da gülümseyecek.



















