SENİ KİM SEVSE ŞAİR OLUR
Ben gökyüzünde parlak ulaşılmaz yıldızdım
Bazen tatlı bir yüzsüz, bazen tatlı arsızdım
Sevdiğini çok seven gönül çalan hırsızdım
Öyle bir taht kurdun ki, düşme sakın gönülden
Gel beraber çıkalım kader denen tünelden.
Ömrümü süsler iken senin lale mevsimin
Bu son menzili artık keşhane hevesimin
Veda zamanı geldi, yorgun bitkin nefesimin
Usanmadan bıkmadan kaderim der çekerim
Eğer soran olursa vefasız der geçerim.
Sanma tükendim ben, sanma yıkıldım çöktüm
Senin hazan bahçene yüreğimden gül döktüm
Şu zavallı gönlümde seni çok mu büyüttüm
Çektiğime ya sabır ya da tahammül gerek
Bazen gülen gözlerde ağlar, Gülümseyerek.
Kaybolan düşler gibi bir meçhule giderken
Küllerim harlanarak muradına ererken
Ecelim baş ucumda sevdamla can verirken
Geceye veda etmiş sabah diye sar beni
Ardında bıraktığın eyvah diye! Sar beni.
Ben her şeye razıyım gelişini bir görsem
Canım diye yüzümü ayaklarına sürsem
Sakın buna güç deme, toprak olur çürürsem
Nerede olursan ol Harun arar bulurdu
Seni kim sevse inan büyük şair olurdu.



















