SANA GELİYORUM
Sen gideli beri pencere önlerini beklemiyorum. Kapı önü gazel dolmuş, süpürmüyorum. Ahşap bahçe kapısı da örtülmüyor önemsemiyorum.
Cami dönüşü aranırdın. Tek şekerli bardak, soba dibinde tozlanıyor. Bayağıdır ayva yaprağı kaynatmıyorum. Zaten sevmezdim. Senin hatrın vardı, bir de boğazı yumuşatırdı. Ondan da geçtim, bolca öksürüyorum.
Diplerini ellerinle didikleyip gıdım gıdım su verdiğin menekşeleri, geçenler çde komşulara dağıttım. Bahçedeki tabureyi Deli Hacı’ya gönderdim. Adı üstünde Deli, ne yaparsa yapsın. Aklı çok olanlara veresim olmadı. Ola ki kıymet vermezler, göz görür, gönül katlanmaz.
Eskisi gibi de yazmıyorum. Ara ara kalemin özlemi, kâğıdın insafına kalıyor, aldırmıyorum. Hayatın gereksiz verdiği dolulukları, geri verirken boş veriyorum.
Perdeleri çekmeyi, ışığı açmayı unutuyormuşum, öldüm sanıp çocuk yolluyorlar, gülümsüyorum! Bilmiyorlar ki sabrı sabrediyorum.
Neyse çok alışma bensizliğe! Vuslat adres şaşırmazsa...
Ne zaman bilmem ama artık az buçuk, hissediyorum, adım adım verdim yönümü...
Sana geliyorum.



















