SANA DOĞUYOR GECELERİM
Bu gece çok karanlık.
Bir taraftan gökyüzünün çınlayan sesi,
Öbür yanda her şeyi ulu orta ortaya döken
bulutların kıvılcımı.
Kollarımı kavuşturup
Yaslandım pencerenin camına,
Gecenin karanlığını aydınlatan sen dolu
Yıldızları izliyorum...
Hercai çiçekler yağıyor,
Gönlümün arka bahçelerinden.
İliklerime kadar ıslanıyorum seninle.
Her yer zifiri karanlık,
Sessizlik ve yalnızlık.
O korkunç sesiyle her kıvılcım,
Anadan üryan yapıyor, sokak aralarını bir anda.
Tam da o anda pazardan kalma, küçük bir nevale için kapışan kedileri,
Onlarla arkadaş olmuş farelerin yarışını, görebiliyorum kısa bir an.
Daha dün çöpten sebze seçmeye çalışan yaşlı kadın canlanıyor, gözlerimde.
Kim bilir nasıl zorluk içindedir?
Nasıl bir yaşam savaşı veriyor?
Bir taraftan atıklar arasında rızkını ararken
Bir yandan da Yaradan'a şükrediyor.
Yaşanmamış yaşamlar geliyor aklıma.
Öyle bir dünya ki
Kimi sevdiğine,
Kimi ekmeğine,
Kimi de ulaşamadığı emellerine hasret gidiyor bu dünyada.
Dalgınlık deryasında seyrü sefer ederken
Bir ara yalpalayıp yığılacak gibi sendeliyorum,
kendime gelince.
Tekrar tekrar sana sarılıp yatağıma dönüyorum.
Ulaşamadığım düşlerim doğuyor uykusuz gecelerime.
Çaresiz yaşamlara,
Arsızların utanmazlığına,
Korkunun suskunluğuna
Ve en çok da sana doğuyor gecelerim.
***



















