ŞADIRVAN
Yorgun düşlerimi serdim,
Şadırvanlı su sesine.
Ne güzel de çaldı kelimelerimi,
Çağıl çağıl, usul usul, birden,
Damarlarımdaki kanla oynaştı,
Raksın en güzelini verdi.
Yorgun düşmüş bedenime,
Sonra eylüldeyiz ya,
Yeşille, sarının hüzünlü bir kucaklaşması gibi
Muhteşem son, sonbahar.
Çağladım gittim, şadırvanda,
Sonbahardan sonraki ayazlara,
Aklıma geldi delik ayakkabılarım,
Fermuarı bozulmuş paltom,
Kurt yediği ayazı unutmazmış.
Biz hep ayazlarda, çaresiz donlarda.
Geldim işte avludayım Tanrım
Abdest alıp huzuruna gelecektim,
Sonra düsündüm sen ki
Şah damarımdan yakınsın bana,
Çok uzaklara geriye, ileriye gittim,
Şu şelalenin sesinden.
Vallahi bin kere tövbe ettim,
Bir o kadar da secde ettim,
Şimdi çıkıyorum, caminin avlusundan.
Biliyorum, sen duydun beni.
Bendeki beni, bir su sesinde doyurdun.
Doğanın ölüm sonbaharında,
Tekrar dirilmek için ilkbaharda,
Yorgun düşlerim canlandı
Yeniden doğuşa;
Hu...
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















