Advert

Rüya / Mine Borazan

Yazan: Mine Borazan -RÜYA

ÖYKÜ - 13-08-2024 00:48 898 kez okundu.

Rüya / Mine Borazan
Advert

RÜYA

Tam istediğim gibi bir akşam. Sevdiğim yanımda. Huzur esintili güzel bir akşam. Birkaç gemi demirlemiş denizin tam ortasında. Romantik bir müzik çalıyor gün batımında. Edip’le evliliğimizin ilk yazı. Baş başa ilk tatilimiz. Kumsalda şampanyamızı yudumlarken gün batımını izlemenin verdiği keyif o kadar güzel ki. Kızıla boyanmış bir akşam…

Denizden gelen esinti, dalgaların sesi. Sonsuza kadar burada kalabilirdim sevdiceğimle. Bir tanesi yerde, bir tanesi asılı deniz feneri aydınlatıyordu geceyi.

Çok zor bir çocukluk geçirmiştim. Bir müddet çocukluğum geldi gözlerimin önüne. Annemin yüzü yansıdı birden suyun aksinde. Derin bir iç geçirdim. Titredim akşamın ayazıyla.

“İyi ki senin savaşçı, güçlü kızınım annem” diyerek gülümsedim, annemin sudaki aksine.

Büyürken hep yanımda olan sevgisini iliklerime kadar yüreğimde hissettiğim kadın. Öğütleri nasihatleri her daim kulağımda küpe olan, vefakâr annem… Şimdi yanımda senden sonra sevgisine en çok güvendiğim adamlayım.

Edip aşkla bakıyordu Neva'ya.

- Üşüdün mü karıcım, hava serinledi istersen içeri girelim.

Öyle güzel bir akşamdı ki, hiç bir anını kaçırmak istemiyordum.

- Üzerimize bir şeyler alalım, gece çok güzel aşkım.

Üzerlerine şal alıp güneşin batışını izlemişlerdi. O devasa kızıllık gri, siyah bir renk mozaiğine dönmüştü.

Şarkı ruhumu mest ediyordu. Eşlik etmek geldi içimden. Dalga seslerine karıştı şarkım. Edip, usulca başımı omzuna yaslamıştı. Kendimi en güvenli limana demir atmış bir yelkenli gibi hissediyordum.

Başım dönüyordu aşktan ve iki kadeh şampanyadan.

Bir müddet sonra Edip'in omzunda hafif bir uyuklama moduna girmiştim.

- Nevaa! uyudun mu, uykucu şirin!
- Ne uyuması! şirin baba, gözlerimi dinlendiriyorum.

Bir müddet gülüştük. İçimden kahkahalar atmak gelmişti.

Ege’de bir deniz kenarında hiç uyanmak istemediğim bir rüya yaşıyordum sanki.

Derken tatlı bir sohbete başladık kocamla. Uykum kaçmış, cin gibi olmuştum. Bir kadeh şarap daha koydum kendime.

Sessizliği bölüyordu Edip’in naif sesi.

“Allah’ım! beni bu sesten ve bu adamdan asla mahrum etme.” diye bir dua ettim içimden.

Hafiften bir ürperti gelince içime, titredim. Sıkıca sarıldı güçlü kollarıyla kocam.

Ağustos'un ortalarıydı, yaz bitmek üzereydi. Birkaç gün sonra İstanbul'a evimize dönecektik. Ama hiç ayrılmak istemiyordum bu güzel yerden. Saat gece yarısını çoktan geçmişti.

- Hadi yatalım karıcım. Yarın sahilde kahvaltı ederiz.

Dalga sesleriyle uyumak öyle keyifliydi ki.
Saatin alarmı durmadan çalıyordu. Yarı uykulu gözlerle saate baktım. Saat 8’i gösteriyordu.

- Karıcım, işe geç kalacağım; bana şöyle peynir, domates bir sandviç hazırlar mısın?
- Hani kahvaltıyı sahilde yapacaktık aşkım?

Sonra perdeyi araladım yan yana dizilmiş binalar, araba korna sesleri.

- Karıcığım ne oluyor? Bir tuhafsın bu sabah, endişeleniyorum.
- İyiyim aşkım, hiç bu kadar iyi olmamıştım. Çok güzel bir rüya gördüm. Hiç uyanmak istemediğim, şahane bir rüya!

Keşke, hayat da rüyalar kadar güzel olsa. Bu kadar yormasa.

Editör Nevin Bahtışen

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Kokusu Kalan Mektup / Nevin Aktekin Gülfırat

Kokusu Kalan Mektup / Nevin Aktekin Gülfırat

12-05-2026 - ÖYKÜ

Yaşlı Kaplumbağanın Doğa Yürüyüşü / Murat İşler

Yaşlı Kaplumbağanın Doğa Yürüyüşü / Murat İşler

12-05-2026 - ÖYKÜ