Advert

Pembe Rüya ve Kabus / Nevin Bahtışen

Yazan: Nevin Bahtışen -PEMBE RÜYA ve KABUS

ÖYKÜ - 15-09-2024 20:35 931 kez okundu.

Pembe Rüya ve Kabus / Nevin Bahtışen
Advert

PEMBE RÜYA ve KABUS

Ceyda muzip bir kız çocuğu gibiydi. Gözlerini aniden açtı, her zamanki gibi önce eşi Ethem’e baktı. Akşam saatlerinde aramış; “Ceyda’cım ben, Hilmi Bey ile akşam yemeği yiyip konuşmamız gereken konular var. Sen yemeğini ye, beni beklemene gerek yok, sen uyuyabilirsin canım,” demişti.

“Sanırım geç geldi, uyusun.” diye düşündü ve uyanınca ikinci alışkanlığı, pencereden dışarıya bakmak olurdu.

Başını çevirip pencereden baktı. Masum, ela gözlerinin aksine kadınsı dolgun dudakları gülümseyerek açıldı. Güneş doğmuş, Ceyda’nın yüreğine sıcacık dokunuyordu. Yerinde duramayan kız çocuğu gibi yataktan fırlayıp kalktı.

Bir balerin gibi parmak uçlarında pencereye doğru seğirtmişti. Sanki kendisine bir hediye sunulmuş da yüreğine dolan sevinçle almak ister gibi tutmuştu perdeyi, gayet hassas bir şekilde perdeyi aralayıp hediyesini görmek istiyordu. Güneş doğmuş, albenili rengi günü ele geçirmeye başlamıştı. Bembeyaz köpük gibi bulutlar, masmavi gökyüzüne serpiştirilmişti.

Ceyda, yeni gün heyecanıyla zihnine güzel bir gün olacakmış düşüncesinin sinyallerini gönderiyordu.

Ethem boş gelmemiş bir demet kırmızı gül getirmişti. Ceyda’nın sabah pencereden bakma ritüelini bildiği için gece hangi saatte geldiyse pencerenin kenarına koymuştu.

Ceyda’nın mutluluğu katlanmıştı, güneş hüzmesinin içinde yıkanan gülleri görünce; “Ya Ethem!” diye inledi, aydınlanan yüzüyle.

Eşinin kirli gömleğini görünce; “Gül, getirmiş olabilirsin ama bu gömleği böyle bırakmaman gerekiyordu.” Diye düşündü.

Kirli sepetine götürmek için eline aldığı gömlekte kırmızı bir şey gördü.“Sakar kocacığım! Gülden leke bulaştırmışsın” diye mırıldandı.

Baktığında gözlerine inanamadı; “Bu ruj lekesi! Kızım olamaz, iyi bak! Mutluluk sarhoşusun, iyi göremedim sanırım.” diye kendini teselli ediyor, içine bir kurt düşmesini önlüyordu. Gördüğü gerçekti, kurt içini kemirmek için acele ediyordu.

Nefes almakta zorlanmaya başladı, denizin sığ yerinde çaresizce boğuluyormuş gibi oluyordu. Çalkantılı bir denize kapılmış gibi sallandı, tutunacak bir şey arar gibi elindeki gömleği uğursuz bir şeymiş gibi bırakıverdi.

Nefes alabilmek için kapıya yöneldi. Her zaman bu güzel kapıdan bir kuğu gibi çıkardı, şimdi kendini kaybetmek üzere bir sarhoş gibi sallanarak çıkıyordu. Pencereye bir balerin gibi götüren çıplak ayakları, şimdi umarsızca sahile doğru götürüyordu.

Denizin dalgalarından oluşan köpükler, kumların üzerine doğru yayılıyordu. Sanki deniz kendi içindekileri sahile boşaltıyormuş gibi suyun huzuru kendini fark ettirmişti.

Biraz ilerde arkadaşı Derin, sahilde ne yapıyordu öyle? Güneşin doğuşunu mu çiziyordu? Gözlerini dikmiş bakıyordu sabahın taze güneş ışınlarına.

Arkadaşı zihninde huzuru çağrışım yapmıştı. Az önce uyandığında huzur, sevinç, neşe doluydu içi…

Şimdi ne olmuştu! Nereye gitmişti o güzel duygular? Henüz arkadaşı görmemişti, o da çok dalgın gibiydi. Ceyda ikilemde kaldı. Arkadaşıyla dertleşmeli miydi, yoksa iç sesiyle mi konuşup dertleşmeliydi? Arkadaşının yanına yöneldi. Çıplak ayakları nemli kumlara izlerini bırakıyordu. Öne çıkan düşüncesine yoğunlaştı bir anda, bu durum hayatında silinmez bir iz bırakacaktı. Hayatında bir çok şey değişecekti artık…

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Kokusu Kalan Mektup / Nevin Aktekin Gülfırat

Kokusu Kalan Mektup / Nevin Aktekin Gülfırat

12-05-2026 - ÖYKÜ

Yaşlı Kaplumbağanın Doğa Yürüyüşü / Murat İşler

Yaşlı Kaplumbağanın Doğa Yürüyüşü / Murat İşler

12-05-2026 - ÖYKÜ