MAKİNELERİN GÖLGESİNDE
Çelik kollar yükselir göğe,
Bizden alır yarını,
Bir düğmenin ardında kaybolur umut,
Titreşir ışıklar, söner insan sesi.
Bir zamanlar eller dokunurdu hayata,
Şimdi parmak uçları soğuk ekranda,
Boş sokaklarda yankılanır çığlık,
Makinelerin kusursuz adımlarıyla.
Unutulmuş bir şarkı, eski bir piyano,
Kendi kendine çalan tuşlar,
Ruhsuz bir melodiyle ezilmiş geçmiş,
Müziği yok eden notalar gibi.
Bir isyan vardı, sönmüş gözlerde,
Dönüyordu çarklar, değişmeyen kaderde,
Ama kim duyar ki sesimizi,
Demir dişliler arasında kaybolmuşken?
Gökkuşağını unuttuk,
Sadece gri kaldı elimizde,
İsyan bile absürt bir düş oldu,
Makineler hükmederken, biz neredeyiz?



















