Advert

Köyde Bir Gün / Ahmet Keskin

Ahmet Keskin -KÖYDE BİR GÜN

ÖYKÜ - 15-01-2025 18:35 581 kez okundu.

Köyde Bir Gün / Ahmet Keskin
Advert

KÖYDE BİR GÜN

Ellerini koltuk altlarına sokup ısınmaya çalıştı. Durduğu yerde ayakları ile birlikte birkaç kez zıpladı.

- Çok soğuk…

Ağaçların arasından etrafı gözledi. Ne bir ses ne bir canlı vardı. Arada rüzgarın salladığı ince dallar olmasa, yalnızlık çekilmez olacaktı.

“Çuvalları doldurdum; artık dönebilirim.” diye söylendi.

Aklına birden cebindeki elma geldi. Yamaca kadar inen karların arasında elmayı dişledi. Soğuğu dişlerine vurdu.

“Yükümü hazırlayayım” ile hareketlendi.

Etrafta açık bir yer aradı. İpini serdi. Üstüne çuvalları koydu. İpi sıktı. "Sırtlandım mı bu iş tamam" diye düşündü.

Tahrasını dengin kenarına koydu. Son dişlemeyi yapınca elma eşiğini fırlatıp attı. Titreye titreye çenesini oynatmayı sürdürdü. Dengin önünde çömelip ipi tuttu. Dengeleyip kalktı. Bir iki yükü salladı. Sırtına yerleştirdi. Tahrasını boş eline aldı. Ayakları alıp götürmeye başladı.

Ali Rıza; “Dağda canavar var; dikkat et" demişti. Bir yandan kulak kabartıp, bir yandan çevreyi süzüyordu. Ayakları altında ezilen karlar "kırt kırt" ses çıkarıyordu.

"Kurda denk gelmesem bari.” diye düşündü.

Soğuk ve kurt bedeninde, zihninde dönmeye başladı. O zayıf, üşümüş ayakları hızlanmaya durdu. Arada çalılara takılan yükü kendisine asılıyor, içinde bir yerler "cız"ediyordu. Ardında bıraktığı izler onu izliyor, her ileri adımda yeni izler ortaya çıkıyordu. Yolu üstünde yerlerde korku ile izler arıyor, bulamıyor. Yürek çarpıntısı gittikçe büyüyordu.

- Şu yamaçtaki patikadan indim mi yol kolaylaşır.

İçindeki canavar korkusu hücum ettikçe, türküye verdi kendini…

- Bir ayrılık, bir yoksulluk,bir ölüm,
 Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir zulüm…

***

Alnında oluşan terler, yüzüne inmeye başladığında, teri sırtında da hissetmeye başladı. İniş aşağı kendini frenleye frenleye indi. Karşıdan bir çoban köpeği havlaması geldi. Baktı. İri bir kayanın üstünde dikelmiş kendisine bakıyordu. Çobanın sesi çınladı.

- Karabaş gel buraya!

***

Evlerin kiremitlerini gördüğünde içi sevinç doldu.

“Geldik sonunda. ."

Dudaklarında yeni bir türkü çoğaldı. Bunda korkudan hiç iz yoktu. Elindeki tahra ısınmıştı.

Avluda Süleyman geziniyordu. Selamladı.

- Odundan mı?
- Evet.
- Canavar var diyorlar.
- Denk gelmedik işte. 
- Geçmiş olsun.
- Sağol.

***

Yükünün ipini bıraktı. Çuvallar yuvarlandı. İlmeği çözüp ipi boşalttı. Doladı. Çuvalları duvarın dibine dikti.

- Bir çayı hakettik artık. 

Editör: Deniz İmre

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Arap Dayı / Murat İşler

Arap Dayı / Murat İşler

15-05-2026 - ÖYKÜ

Dostlar Kıraathanesinde Derbi Mesaisi / Kazım Ödev

Dostlar Kıraathanesinde Derbi Mesaisi / Kazım Ödev

14-05-2026 - ÖYKÜ