KOLA AĞACI
Üniversiteye başladığım ilk sene her şey çok güzel gidiyordu. Bunda maddi durumumuzun iyi olmasının da payı büyüktü elbette. Konyalı Ali ile beraber Antalya Konyaaltı'nda bir ev tutmuş okula beraber gidip geliyorduk. Bölümümüzün bulunduğu kantinde pinpon masası vardı, ücretsiz olarak orada teneffüs ve öğlen aralarında pinpon oynuyorduk. İyi oynayan öğrenciler, ben bilmiyorum diye kolasına olmayınca benimle oynamıyorlardı. Tabii ben de sırf pinpon oynayabilmek için sabahtan akşama kadar oynadıklarıma kola ısmarlıyordum. Okulda adım kola ağacına çıkmıştı.
Derse girmediğim bir gün kantinde tek başıma otururken Bilgisayar dersimize giren Nihat Hoca kantine girdi ve yanıma geldi. "Derse niye girmedin Çerkes?" deyince, "Hocam, Ekonomi sınavından yüz üzerinden beş aldım, moralim bozuk o yüzden" dedim. Hoca da bana; "Üzülme, nasılsa Demir Hoca'da Çerkes, ona bir kola alırsın, bir daha ki sefere sana yüz verir" deyip başladı gülmeye. İlk anda şaşırsam da benim jeton düştü. Demek ki lakabımı duymuştu. Bana; "bırak şimdi oturmayı da al raketi bir maç yapalım, benim de canım kola çekti" deyip masanın başına geçti. Bir süre oynadıktan sonra hocanın kolasını aldım ve beraber oturduk. "Baban ne iş yapıyor" deyince ben de "Fabrikası var," dedim gülerek ve hoca, "Belli zaten, fabrikası olmasa her gün bu kadar kolayı nasıl ısmarlayacaksın?" dedi. "Hocam, espriydi. Babam işçi" dedim ama nafile, bu sefer inanmıyor hocamız tabii. Biz hocayla gülüşürken hoca bana, "Akşamları burası boş, raket alıyorsun ve ben seni her akşam burada çalıştıracağım. Ben sana oyna diyene kadar pinpon yasak" dedi. Benim pinpon antrenmanları da böylece başlamış oldu.
Akşamları okula gidip iki ay boyunca hocayla antrenman yaptım büyük bir azimle. İki ay sonra hoca bana bu iş tamam deyince kola ağacı olarak verdiklerimi alma zamanı gelmişti. Okulda iyi oynayan kim varsa sırayla hepsini yendim tabii. Kola ağacı olan lakabım rakibin attığı kütleri ardarda çıkarmam sebebiyle "Duvar"a dönüşmüştü. O sene Kampüs'te yapılan pinpon turnuvasının yeni şampiyonu artık duvardı.



















