KAYIP GÜNEŞİM
Artık sesini duyamıyorum ama kalbimde çınlayan en güzel ezgin, Yokluğun odalarımda yankılanan sessiz bir ninnidir annem.
Gözlerin kapalı olsa da ruhumda hep o parlak yıldız gibi parlar,
Beni bekleyen o sonsuz kucak, şimdi gökyüzünün en derininde.
Ellerin artık tenime değmese de, rüzgâr estiğinde sanki sen dokunuyorsun yanağıma.
Dua ettiğim her an, gökyüzünden inen bir şifa,
Sessizce sarılıp sarmalıyor beni o eski sıcaklığınla.
Zaman akıp gidiyor ama sevgin duruyor hep aynı yerde,
Bir çiçek gibi açıyor içimde, kökleri gökyüzüne uzanan.
Sen yoksan da varlığın her nefesimde,
Annem, sen benim ölümsüz şiirim, en derin huzurum.
Uzaklardaki limanda durgun su gibi dinlenirken,
Biliyorum ki benden çok daha güzel yerlerde gülen bir yüzün var.
Ben seni her gün daha çok seviyorum, her an daha çok özlüyorum
Ve biliyorum ki bir gün yine kavuşacağız, o sonsuz baharda.
Her sabah uyanınca ilk düşen ışık, senin o nazlı bakışın gibi pencereye.
Gökyüzü seninle konuşuyor sanki,
Bulutlar arada bir seni andırıyor.
Yokluğun bazen bir gölge gibi düşse de,
Kalbimde hep aydınlık bir yer tutuyorsun.
Anılarım, seninle geçen o güzel günler,
Zamanın akışında kaybolmayan bir hazinedir.
Annem, seninle olan her an,
Bir mücevher gibi parlıyor zihnimde.
Sevgin, ölümün ötesinde bir bağ,
Beni her zaman koruyan, sarmalayan bir kalkan.
Uzakta olsan da kalbimdesin,
Her nefesimde, her adımda hissediyorum seni.
Sen benim en büyük ilhamım, en derin huzurum,
Ölümsüz bir sevgiyle bağlıyız birbirimize.
Gökyüzündeki yıldızlar sana selam olsun,
Ben seni her an, her yerde seviyorum.
Ve biliyorum ki, bir gün yine kavuşacağız,
O sonsuz baharda, o sıcak kucakta.
***
Editör Bilgi Şakar


















