KARANLIKTAN AYDINLIĞA
Karanlık çökerken şehrin yorgun omuzlarına,
Bir hicran çöreklenir yüreğime, usulca,
Gönül ukde ukde bağlanır, geçmiş yıllarıma
Ne vuslat yakındır artık ne de zeval çok uzak.
Gölge gibi peşimde yürür kader,
Belirsiz bir ses fısıldar “Buda geçer.”
Ama dünya, merhametsiz bir suskunlukla
Her şeyi açığa çıkarır, batını saklar.
Bir niyaz yükselir içimde, göğe doğru,
Tevekkül ile titrer dudaklarım.
Fâni bir yolcuyum biliyorum…
Ama içimde ebedi bir arayış soluyor.
Rikkatle dokunurum hatıralara,
Letafet kırılır en ince yerinden.
Neşve sandığım şey belki de gafletti,
Hüsranla uyandım, kendi derinimden.
Be hey gönül!
Biraz sükûn, biraz sükûnet gerek sana,
Biraz derman, biraz ferağ…
Belki o zaman anlarsın:
Kavuşma bazen vaz geçmekle başlar.
***



















