KARANLIK
Çocukluğumda korkardım gecelerden
O günlerden miras kaldı sanki bugüne
Yatak odamda ışıklar kapanınca
Yorganın işine saklardım başımı
Dışarıdaki karanlığa inat
Yorganın içi gönlümü aydınlatırdı sanki
Korkularım yok olur kendimle buluşurdum
Yorgan adeta kale duvarım olurdu.
İçeride bütün sırlarım dökülürdü önüme bir bir
Sevdalarım, kıskançlıklarım, mutluluklarım
Dört olup da beş olamayan derslerim
İçim daralır, bu defa nefessiz kalırdım
Can gibi Lefter gibi Fener’in gollerini atıp
Rahatlamaya çalışırdım
Gözlerim kapanmaya başlarken
İyi kötü her şeyimi sır dolabıma yerleştirir
Rüyalarımla buluşurdum.
Bu yaşlarda korkularım daha da arttı
Gündüzlerden de korkar oldum
Bütün güzellikler sis bulutu arkasına gizlenmiş
Ben ona koştukça o benden kaçar gibi
Can suyunu verdiğim güllerim
Dikenlerini uzatır oldu bana.
Çaldığım bağın kapılarından
Kovuluyorum bağban eliyle.
Bildiğim bütün renklerim siyaha özenir oldular
Aşk ile sevgiyi şiirler tutsak etti
Sahtesi geziniyor sokaklarda.
Sabah güneş parlasa da ufukta
Günümüz yine gecenin karanlığında
Dünya yorulmuş bu karanlığı taşımaktan.
O da şaşkın, arafta, bir kararın arifesin de sanki.



















