Advert

İletişim Araçları ve Bilgi / Furkan Toprak

Yazan: Furkan Toprak -İLETİŞİM ARAÇLARI ve BİLGİ

İNCELEME - ARAŞTIRMA - 29-08-2024 01:00 856 kez okundu.

İletişim Araçları ve Bilgi / Furkan Toprak
Advert

İLETİŞİM ARAÇLARI ve BİLGİ

Z kuşağı olarak bilinen 2000 – 2010 yılları arasında doğanlar ile Alfa olarak geçen 2011’den itibaren doğan günümüz kuşağının bilgi edinme yolları internet, telefon ve bilgisayardır.

Peki kitle iletişim araçları insanları nasıl etkiler?

Kitle iletişim araçlarının avantaj ve dezavantajları birçok sosyal ve matematik bilimlerinde çalışan bilim insanları tarafından araştırılmış ve etkileri anlaşılmaya çalışılmıştır. Örneğin Hitler’e göre bu araçların önemli bir görevi topluma eğlence sağlamak, insanların boş vakitlerini doldurmaktır. “İşlevselci Yaklaşım” bu görüşün yanında kitle iletişim araçlarını bir sosyalleşme yolu, toplumsal normları sürdüren yöntemlerden biri olarak da görmektedir. Çünkü medya “standarize edilmiş” bir toplum yapısı sunar, toplumda ortak deneyim imkânı yaratır. Misal vermek gerekirse TV’de Olimpiyat Oyunları’nı izlemek, bir filmi  birkaç insanla izlemek ortak bir deneyimdir. Kitlesel medyanın önemli bir misyonu da insanları bir araya getirmektir.

Kitle iletişim araçları sadece insanlara bilgi vermek veya toplumu eğlendirmek için yoktur. Bazen internet, telefon, bilgisayar aracılığıyla toplumu da yönlendirebilir. Toplumun ilgi ve ihtiyaçlarını karşılarken; toplumu bir kukla gibi kullanabilir. Ödül ve ceza yaptırımları üzerinden yapılan eylemle örneğin suça karşı bir olayda suçluların adalet karşısına çıkarılmasına öncülük eder. Böylece toplumun bilinçaltına suçlu olmanın nasıl bir kötülük olduğunu göstererek, topluma ders verir.  Ancak maalesef medya, sadece topluma iyilik hizmeti vermekle kalmaz; ihanet, suç, ceza gibi kavramları da yüceltebilir. Yoğun fiziksel şiddet buna örnek verilebilir.

Kitle iletişim araçlarının bir diğer etkisi, tüketici davranışlarına yön vermesidir. Milenyum başında ortalama bir çocuk yılda 20000 bin TV reklâmı izlemektedir. Radyo ve bilboardlardaki reklâmları ve mağazadaki indirim tabelaları buna güçlü bir örnektir. “Çatışmacı Görüş” medyanın toplumdaki ayrışmaları nasıl gösterdiğini ve zaman zaman toplumu nasıl gerginliğe sürüklediğini alır. Ayrışmalar, ırka, etnisiteye, cinsiyete veya sosyal sınıfa dair olabilir. “Çatışmacı Kuram” medyada neyin yer alıp neyin yer almayacağına küçük bir grup insan veya şirketin karar vermesini “eşik bekçiliği” terimiyle açıklar. Örneğin gazetede yayınlanan haberler, filmi çekilen öyküler, yayına giren televizyon programları vb. İşte tüm bunlar halka aktarılmadan bir dizi eşiği aşmak zorundadır.

Eşik bekçiliğini sadece medya, sosyal kurumlar, sivil toplum örgütleri gibi insan grupları yaparken; bazen de bu görevi devlet bizzat kendisi üstlenir. Çoğunu da büyük medya şirketleri düzenler. Eşik bekçiliği farklı iletişim araçlarından farklı etkiler doğurabilir. X Yüksek bütçeli film yapım şirketi kapsamlı bir denetime maruz kalırken; internette yapılan bir paylaşım çok daha sıkı denetlenmeyebilir.

Çatışmacı Kuram, aynı zamanda kitle iletişim araçlarının baskın ideolojiyi hangi yöntemlerle yansıttığını da açıklar. Zaman ve mekân sağlayarak, imtiyazlar tanıyarak,  belli sosyal, ekonomik ve siyasi kazançlar sunarak ve bazen diğer görüşleri bilfiil kısıtlayarak yöntemlerini uygular. Hangi iletişim araçlarının üretileceğine karar veren kişiler yani “Eşik Bekçileri” ağırlıklı olarak beyaz tenli, erkek ve zengin insanlardan oluşur. Yani ırksal azınlıkların ve işçi sınıfı fikirlerini konu alan haberler yeterince temsil edilememektedir. Söz konusu ayrışmalar yüzünden azınlık gruplarının tasvirinde sıklıkla stereotiplere başvurulur. Veya belirli bir grup insan gerçekçi olmayan genellemelerle tarif edilir.

Bazı şirketler söz konusu durumu düzeltmek adımlar atsalar da bu adımları yanlış yönde atabiliyor. Durum öyle hale geliyor ki; adımların çeşitliliğine katkı sağlamak yerine kâğıt üstünde kalmasına sebep oluyor. Bir TV programına veya filme sadece azınlığı temsil etmesi için eklenen karakterler, atılan yanlış adımlardan sadece biridir.

Feminist görüşün kitle iletişim araçlarına yaklaşımı çatışmacı görüşe benzer. Kitlesel medyanın toplumu baskın ideoloji etkisiyle stereotipleştirdiği ve yanlış temsil ettiği görüşü burada da göze çarpar.

Görüşe göre, erkek ve kadınlarla ilgili mesajların kitle iletişim araçlarında nasıl temsil edildiğine odaklanır. Kadınların medya içeriklerinde çoğu zaman yeterince temsil edilmediğine vurgu yapar. Erkeklerin normal, kadınların “diğer” kabul edildiği düşüncesini savunur. Ürün reklamları dikkatle incelendiğinde misal bir tıraş bıçağı var. Öte taraftan kadınlar için tıraş bıçağı vardır.

Kalemler vardır. Bir de kadınlar için kalemler vardır. Kadın ve erkek tasvirleri çoğunlukla stereotiptir. Stereotip katı, değişmez rolleri temsil ederken; geleneksel ve toplumsal cinsiyet rollerini belirginleştiriyor. Kadın figürü çoğunlukla kurban; erkekler ise saldırgan olarak tasvir ediliyor. Bir kadının sığ ve takıntılı tasviri çok daha muhtemeldir. Bunun sonucunda kadınların cinsel meta haline getirilmesini çok daha olası kılar.

“Etkileşimci Görüş” de kitle iletişim araçların mikro ölçekte İnceler. Medyanın gündelik davranışları nasıl etkilediğine odaklanır. Kitle iletişim araçlarının tekil ve grupsal faaliyetler arasındaki çizgiyi nasıl belirginsizleştirdiğini sorgular. Film izleme eylemi ele alındığında filmi grupla izlemek, toplumsal normlar, bizzat sinema salonunun kuralları birlikte olunan insanlarla film hakkında konuşmayı yasaklar.

Etkileşimci görüşün iddia ettiği diğer konu da medyayı kullanarak insanların diğer insanlarla bağlantı kurma yolları zamanla değişir. Geçmişte sadece tuşlu ve kablolu telefonlar üzerinden iletişime geçilirken; şimdi internet, e-posta ve gelişmiş telefonlar üzerinden daha rahat, verimli ve kısa sürede iletişim kurulabilmektedir.

İlk insanlardan bugüne, bugünden yarına kadar tüm insanlık yaşamın temel bir gereği olarak ilgi ve ihtiyaçlarını karşılamak için birbirleriyle iletişim kurmak zorundadır. İnsanlığın ilk olarak doğayla ve mağara duvarlarına çizdiği resimlerle,  kitleleşme araçlar yoluyla gerçekleşmiş ve günümüzdeki yapay zeka yoluyla iletişime gelmiştir. Bundan sonra da devam edecektir. Çünkü insanlar toplumla, toplum da insanla birlikte hareket etmek durumundadır. Bunun için kitle iletişim araçları insanlık için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Portraıt Of Adele Bloch-Bauer I / Can Akın

Portraıt Of Adele Bloch-Bauer I / Can Akın

04-05-2026 - İNCELEME - ARAŞTIRMA

Edvard Munch - Çığlık Tablosu / Özlem Tarı

Edvard Munch - Çığlık Tablosu / Özlem Tarı

24-02-2026 - İNCELEME - ARAŞTIRMA