Advert

Hatalar -Yanlışlar- Üzerine / Hamdiye Okudan

Hamdiye Okudan -HATALAR (YANLIŞLAR) ÜZERİNE

SÖYLEŞİ - 03-11-2024 11:45 880 kez okundu.

Hatalar -Yanlışlar- Üzerine / Hamdiye Okudan
Advert

HATALAR -YANLIŞLAR- ÜZERİNE

Hata: Türkçesi yanlış, yanılgı, kusur anlamına gelir. İnsanlar yaşantıları içinde çok zaman yanlış yapabilirler. Doğal değil mi, her insan hayatı bir defa, ilk defa yaşar. Provası yoktur; tekrarı yoktur. Üstelik, yaşam yolunda ilerlerken çok şaşırtıcı, çok zor olaylar ve gerçeklerle karşılaşmak her zaman olasıdır.

İnsanız, yanlışsızlık Yaradan’a özgüdür. Yaradan, insanlara akıl vermiştir; doğruyu, eğriyi ayırsınlar diye… Bunun bir sınav olduğu söylenir. Çok zaman soru tahmin etmediğimiz anda ve de çalışmadığımız yerden gelebilir. Akıl da otomatik değildir ki… İşbaşında olması, uyanık olması, işler olması bize bağlıdır. Bazen dalgın oluruz; bazen farklı yerlerde olur aklımız… Bazen de uykudadır. Bazen de kullanmak işimize gelmez. Bile bile yanlışın üstüne gideriz. Nefis denen başka bir ses vardır içimizde çünkü…

Çekici heveslerle o sese uyabiliriz. Ama bunların içinde kabul görmeyen bir tanesi vardır ki işte insan bu yanlışa düşmemeli, bunu yapmamalı… Hangisi derseniz, bilerek yapılan yanlış. Çoğu kez affı yoktur. Açtığı yaralar gerek kendinize, gerekse yanlışımızdan etkilenen kişilerle mezara kadar gider. Allah hepimizi böyle yanlışlardan korusun. Çünkü hayat, üstünde çalıştığınız bir yazı sayfası, bir obje değildir. Şimdi herkes kendi hayatına baksın, ben de benimkine bakacağım: hayatımızda bizi ve başkalarını üzen unutamadığımız ne gibi büyük yanlışlarımız var. Şöyle bir düşündüm de; evet var, hem de bir hayli… İlgimi çekenleri de var. Yani, “iyi ki bazı yanlışları yapmışım.” dediklerim var.

Bunlar, üstüne yürüdüğüm, doğru yanı fazla olan yanlışlar… Yürümesem, yaşamak istediklerimi yaşayamazdım. Diğer taraftan, kalıcı zararlar görmüşüm ve onların maddi yanı önemli olmasa bile manevi yönden kalıcı zararlarını yaşadığımı biliyorum. Yapacak bir şey yok. Geçmişi geri getiremem. Yenilerine uyarı olsun, demek zorundayım.

Yanlışlardan söz ederken unutmamamız gereken, konunun bir önemli yanı daha var. O da şu: Nedense kendi yanlışlarımızı farketmez, görmez ya da görmezden geliriz de, başkalarının yanlışlarını hiç kaçırmayız. En kötüsü de bunu nazikçe ona söylemek yerine başkalarına anlatırız. Hem de zaman kaybetmeden ve de abartarak... Bu işin en kötü yanı. Çünkü insan yüreğinde, ilişkilerinde, toplumlarda çürümeler böyle meydana gelir. Bundan kurtulmak bir insanlık görevidir. Önce kendimizi düzeltmek en soylu olgu, en dürüstçesidir. Buna ulaşmak kişinin değerini yükseltir.

Büyük yanlışlardan bazılarını sayacak olursak: yanlış iş seçimi, eş seçimi, dost-arkadaş seçimi, semt, çevre, ev seçimi… Daha da çok sayılabilir…

İnsan ilişkilerinde günlük hayatımızda çok zaman hepimizin başına sıkça gelen yanlışlar vardır: Yanlış hesap kayıplara, yürürken yanlış basmak düşmelere; sürücüyseniz duruşlarda, kalkışlarda, sapmalarda trafik kurallarında yapılacak yanlışlar telafisi mümkün olmayan kazara yol açacaktır. Konuşmalarımıza dikkat etmezsek, yanlış ya da eksik bilgi, kaba sözler, yerinde olmayan gereksiz ifade ve tavırlar, gönül kırmalara ve başka birçok zararlara sebep olacak; dostluklar, arkadaşlıklar, aile ilişkileri bozulacaktır.

Demek oluyor ki hayatı paldır küldür, patavatsızca yaşayamayız. Bir sanat eseri çalışır gibi, düşünerek, dikkatli, uyum içinde, keyif alarak coşkusunu, mutluluğunu hissederek yaşamak gerekiyor.

Değerli dostlar, farkında olmadan bilmeyerek yapılan yanlışlar hoş görülebilir; zamanla unutulmasa da etkisi azalır. Bir daha tekrarlamazsanız sorun kalmaz. Gerek kendimize karşı, gerek başkalarına karşı bilerek yapcağımız yanlışlardan Tanrı hepimizi korusun. Affı olmaz çünkü.

Dedik ya, insanız. Hatasız insan olmaz. İnsan olanın zaafları, zayıflıkları, nefsi, dalgınlığı, bencillikleri, bir de çevresinde şeytansı insanların etkileri, say da say…Böyle olunca da… Hayat yolunda yürürken doğru adım atmaya, insan ilişkilerinde doğru karar, doğru tavır almaya ve doğru konuşmaya özen göstermek gerekir. Bazı yanlışların özürü de olmaz. Özürler yanlışları düzeltmez çünkü… “Özürü kabahatinden büyük” denir, kabul görmez…
Kaldı ki özür dilemeyi de herkes beceremez.

Değerli dostlar, özür dilemek zorunda kalmayacağınız keyifli, mutlu bir yaşam dilerim.
    Editör: Deniz İmre

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Türkülerimizdeki Öldüren Sevgi / İrfan Erdoğan

Türkülerimizdeki Öldüren Sevgi / İrfan Erdoğan

02-12-2024 - SÖYLEŞİ

Demans / Fatma Ayten Özgün

Demans / Fatma Ayten Özgün

02-12-2024 - SÖYLEŞİ