EKMEK KOKUSU
Gün bitti toparlan haydi, güneş bırakma ha ışıklarını,
Şimdi dolacak her zerreye zifiri karanlık.
Hazır giderken bir parça gülüş kalmıştı dudağımın kenarında, onu da al, zayi olmasın buralarda.
Şimdi kapıyı çalar hüzün ve keder bir de yalnızlık.
Sokak çocukları gibi oynaşır zihnimde tanıdık dertler,
Zabıta kovalayan seyyar satıcı misali, kaçışır bütün güzel anılar, sokaklarda soluğu kesilene dek.
Haydi kalkın, boşaltın burayı, güzel günlere olan inancım, şimdi burayı derin bir kasvet kaplar.
Haydi gidin, güzelliği kendinden olan sevgi cümleleri!
Yaklaşıyor saatler, yaklaşıyor kalbimi titreten acıların rüzgâr misal; perdeyi havalandırıp odama dolma zamanı.
Çocukluğum sallanan atına binmiştir şimdi, gençliğim tatlı bir meltemdir, eser dolaşır başucumda.
Sevdiğim, kim bilir dünyanın hangi ucundan bana turnalarla selam yollar?
Babam yine kükrer avazı çıktığı kadar, solgun evin kırık camlarına doğru.
Annem mezarından doğrulur,
Bin yıllık uykusundan uyanır duvarlara sinmiş korkular.
Yer sofrası kurulur üstü kilim, altı toprak odada,
Yanıbaşımızda soba çıtırdar.
Her yanı sıcak ekmek kokusu sarar, bir de iğde çiçeği...
Sonra bedenim ve ruhum bölünür bir yanı geçmişte kalır,
Çeker çıkarır zaman beni o sahneden geriye, boşlukta ellerim kalır.
Solar, silinir ve sönükleşir zihnimde ne varsa.
Bugünde değilim, sanırım ben geçmişte unutulmuşum.
Saniyeler bile yavaş akarken acı ırmaklar kadar coşkun olur.
Haydi güneş bu sabah biraz erken doğrul, yoksa bu karanlık beni yuttu yutacak.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















