DÜŞ KENARINDA İSPİNOZ
Uğrulanan kalbime,
Üleştirdiğin kokunun hayali miydi?
Gül kalıbıydın sen sanki,
Bütün güller senden bitiyordu seherde.
Ayazmalarda serinlerdi alaylı hasretim.
Kutsanmış serinliğin vardı senin;
Öncesi, sonrası alev serinliğin.
Saz da söz de yanardı seninle.
En baş yakan en gönül döndüren ezgiler,
Asılıydı dudağındaki kararsız saza.
Gittiğin her şehre,
Kirpiklerinden bir keman dökülürdü alelusul;
Çalardı notalar veremine.
Güzelleşirdi varlığınla göksüz cennetim,
Gök sendin bilakis her karanlığa.
Berem olurdun yarım serpe,
Takıp takıştırırdım albenini ılgın yalgım.
Vahalar silinirdi ben şehre düşerdim yine.
Özleyişler tıkıştırırdım her saniye her yanıma,
Geleceğin baş şehir benimki olsa derdim keşke!
Fal tabaklarımda sevinin kalp atışı,
Gök gürültümde esinin hıçkırığı,
Gözümün değişi en güzel tayflara;
Boynu vurulacak bu kez ispinozların,
Sen de beni özlemezsen düş kenarında.
***



















