ÇAKIL TAŞLARI
Dalgaların öfkesini dindirmek için
Paramparça olup çakıla dönen
Yıkılmaz denilen kaya parçaları
gibiydi yaşam.
İçinde sakladığı bezginliğe tezat,
Rengârenk umutlarla yüklü.
Gözyaşları suyun serinliğinde yıkanırken
Nefes almaya çalışan düşler,
Bir başka uzak şehire göç ettiler.
Elimde kalan,
Sensiz gerçekliğine bulanmış
Biraz tevekkül
Biraz da gölgeme saklanmış yalan.
Bak gördün mü?
Sahipsiz kar taneleri geri dönmüş.
Yazık değil mi, bahar sevdasına aldanmış,
Bereket yüklü tomurcuklara?
Bu kadar erken mi kırılmalıydı gönül?
Hangi yürek düşecek şimdi
Yol gözleyen kısır toprağa?
Çakıl taşları,
Gözyaşları ve gölgeme sakladığım yalan.
Kuruyan dudaklarımda
tökezleyen kelimeler,
Kör ressamın fırça darbeleriyle şekillenip,
Mahşeri kalabalıkta
Sana dokunamayan eller.
Haydi!
Çarmıha ger sahte hayallerimi.
Ezber bozan kusurlarımı yüzüme vur.
Acıt umursamaz tenimi.
Uzun yolun son sapağında,
Avutmadan,
Gerçeğinle yüzleştir beni.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















