BİR KUTU GEÇMİŞ - İNCİ YILMAZ ŞİMŞEK
İnsan doğmak kolaydı, insan kalmak zordu.
Yıllar önce Ankara Kitap Fuarı'nda kesişti yolumuz sevgili İnci ile. Sonrasında mesajlar ve telefon görüşmeleri ile devam etti bu dostluk. Güzel kitaplarını okuma şansı buldum, bu süre içinde ve kalemini çok sevdim.
Bu kez öyküleri ile eşlik etti bana. Hayatın içinden, bizden karakterlerle tanıştım her bir öyküde. Yalnızlığa, dostluğa, vefasızlığa, aşka, hüzne, doğa sevgisine, teknolojinin esir aldığı insanlara ve daha pek çok duyguya tercüman olmuş bu yirmi öykü su gibi aktı gitti.
Yüreğe dokunan, acıtan, gülümseten, “bende böyle hissetmiştim” dedirten öyküleri bizim adımıza kaleme almış, “sevgili İnci ve ne iyi yapmış” dedim.
Bir Kutu Geçmiş
Uğur Böceği
Karabatak
Kırk Yama
Gökyüzünü Kucaklayan Balonlar
Acilde İlk Günüm
Yağmur'un Toprakla Buluşması
Karadeniz Mavisi
Şehrin İrini
Nihavent
Yalnızlığıma Bir Çay
Siz Hepiniz, Ben Tek
Ölümlerden Ölüm Beğen
Derin Yara
Günaydın Kaos
Son Mektup
Zamane Çocukları
Ederi Bir Lira Hayatlar
Onuncu Köyün Sakini
Sıradan Bir Gün
Kitapta yer alan öykülerimiz. Öykü sever dostlara tavsiyemdir.
Not: Kitapta yer alan öykülerin bazıları çeşitli öykü yarışmalarında ödül almış, bazıları da edebiyat dergilerinde yayınlanmış diye de ufak bir bilgilendirme yapayım.
“Ölmemek yaşamak değildi oysa.”
“Kahve derlerdi buraya ama asıl çay içilirdi. Bir de iyi bir haber alındıysa oralet içilirdi belki. Oralet de her zaman içilmezdi, özeldi oralet kahve sakinleri için. Bir anlamı vardı. Neden kahve deniyor ki diye düşündü.”
“Vuslatı beklemeden koşun ona, aşk musallaya kalmasın.”
“Ak düşmüş saçlarına diyorlar, oysa ah düşmüş saçlarıma bilmiyorlar.”
“Her şey bir döngü içerisindeydi doğada. İnsan dışında her şey bir uyum içindeydi. Sadece insanlar doğaya uyum sağlayamıyor, doğayı kendilerine uydurmaya çalışıyorlardı.”
“Başkalarının eksiklerini görüp kendinde olanlar için gururlanma geleneksel bir spordu buralarda.”
“Bir insan asıl umudu tükendiğinde ölürdü.”
“Gayri safi milli mutluluktan payını alamamıştı.”
“Ben ateşe yanmışım, ateş bana ney'lesin.”
“Sığınacak güvenli bir yürek bulamazsın, kaçarsın insanlardan, sığınırsın kitaplara. Eskiden insan okurdum, şimdi de kitapları. İnsanlardan uzaklaştıkça kitaplara sığındım.”
***



















