AZAP KÜRESİ
İçimde apolitik ve jeopolitik masalsı bir asi türkü dolaşıyor
Öyle her türküye türkü demeyen
Yarını bekle sen
Biz geliyoruz biz
Diyenlere karşı
Duyuyor musun beni
Şimdi söylediğim türküyü
Herkesin yüreğindeki ateş soğudu
Ama bir çocuğun gözünde barut
Ateş ve acının çığlıkları
Can hıraşları
2014 Mayıs
Her gün güneşe hasrettiler
O gün daha bir hasret kaldılar
Her gün karanlıktı
Ama o gün bir başka karanlıktı
Ayın 13'ünde
Ölüm gebe kaldığı yerden bir kez daha kusup doğuruyordu
301 can için çok geçti artık
Sanki anayasa değişiyordu
301 derken
Sanki bir uzak dünya olmuştu
Nefes almak
Kaderden ötede
Yeni bir karanlıkta açılıyordu 301’in peşine
Çok şeylere gebe
Karanlık sadece karanlığı doğurmadı
Bir de güç kuvvet kattı
Bir kaosunda adı oldu 13 Mayıs
Kaderin coğrafyasında
Büyüdükçe büyüdü
Çığ ne kelime
Oyun içinde oyun bile sustu
Coğrafya, kader olmaktan çok şah damarlı bir plan
301 bir ağıt olurken üzerinde toprakla
Azap küresi habire bukalemun
Gözümdeki kaderi
Kadim düşmanı silerken
Şark büyülü bir masal
Bir gerçek var
Şimdi
Adı planlanmış strateji
Ki burada her şey bir oyun
Buradaki her şey gerçek
Her an her dakika
Her şey değişiyor
Hayallerle gerçekler arasında
Bir mızrak saplanırken omurgalarıma
Kendi ölüsünü taşıyan biriyim ben
Kalabalıklar ayaklarıyla
Çiğnerken toprağı
Yarını olmayan tabutuma sesleniyorum
Neden sekiz çizdin sonsuzluğa
Geriye dönüşü yok
Bu tozlu seferin
Gözlerim dalgın
Yarına endişeyle bakarken
301'den sonra
Uzakta çok ama çok şey yaşandı
Ve bitmeden önce de
Tarlanın yüzü
Yoğurdun kaymağı
Suyun inci tanesi
Taşın elması
Çok ama çok
Sert rüzgârlara kaldı
Yüreğimin en hassas yeri donuk
Ama tek bir şeyi biliyorum
Yarına daha çok var
***



















