AYAK SESLERİ
Artık havalar soğumaya, günler kısalmaya başladı. Gelen sonbaharın ayak sesleri, esen kışın nefesidir. Farkına varmadan giysiler kalınlaştırılacak, üste kalınca şeyler alınacak, eller ceplere saklanacak, öyle yürünecek. Terlemek geç gelecek, vücut gerilecek, arada bir de öksürülecek.
Zaman denen anbean sizi alıp değişimin içine itecek. Geçmekte olduğunuz ağaçın yaprakları salına salına ötenize berinize düşecek, ayak seslerinize kırılma, ezilmenin verdiği o değişik sesleri karışacak. Melankoli hali içinde yeşil, sarı, kahverengi renklerinin görüntüsünde oluşan tablovari oluşumlara bakakalacak, izleyecek izleyecek, bir kenarında durup doğanın fırçalarına dalıp gideceksiniz. Arada bir ürpermeye, üşümek eşlik edecek, şaşırmayı bile düşünemeyeceksiniz. Yol boyunca ilerlerken renkten renge dönen ağaçlarda size çarpan görüntüler ister istemez ruhunuza işleyecek. Diplerinde olmayan insanlar nereye gitmişler diye düşünmenize yol açarken gocuğunuza daha bir sarılacak, elleriniz ceplerinde gizlenecek.
Kuyruğunu kısarak size kafasını çevirip baka baka kaçan siyah köpeğin ekmek istemez hali, kedinin tıslamaktan uzak çöp bidonundan kaçması görüntüye nokta olarak düşecek. Rüzgarda koparak uçuşan kevgerler, sararmış boynu bükük otlar ile göz göze gelecek ve şaşıramayacaksınız bile, çünkü değişim sürmekte yeni bir sayfaya geçmektesiniz.
Şu sırtında yüklü dallarla geçen kadın, yerdeki kozalakları tek tek çuvala katmaya çalışan çocuk, bir şeylerin hazırlığında. Yan yana bırakılmış şu çuvallar ağızlarına kadar dolu.
Ağaçların çıplaklaşan dalları, keçilerin tırmanmadan kurtulmuş başları yerden kalkmaz hali ayrı bir fotoğraf. Güneşe bakmayı düşünecek, başınızı kaldıracak, göz göze gelmek, kısık kısık bakmak isteyecek, başaramayacaksınız. Aklı karalı bulutların geçişken halinde oluşan şekillere dalıp gideceksiniz. Dalgınlığınız size haz verecek. Bir korna sesi, "Merhaba"sı ile kendinize gelecek yürümeye kaldığınız yerden devam edeceksiniz ve sonbaharın ayak seslerine sizin ayak sesleriniz karışacak...



















