AŞKA DAİR ANALİZ
Serpil Kirke moderatörlüğünde, Turna SARIKAYA'nın "BEN SANA ŞİİR YAZMADIM" şiirini okuyunca konuya ilişkin bir şeyler yazma gereksinimi duydum. Haddimi aşıp umarım sürçülisan etmemişimdir. Onun kadar başarılı bir şiir yazmayacağıma göre aynı konuyu deneme türü sınırlarında tutmaya çalıştım.
Aşka, ilişkiye karar vermek zor. Teninizin yüzeyine yakın gibi dursa da yürek aslında derindedir. Bir de üzerinde deneyimlenmiş onca yük vardır. Baskı altındadır. Erkekler biraz piyasacıdır. Çoğu kez eksik yükünü, dengini yola çıktıktan sonra yolda da düzebilir. Kadın yüreği ile karar vermek daha da zordur. Karar belirleyen, etkileyen bir sürü metceziri var. Sevmek başlangıç itibarıyla bir gelgit. En anlamlı engel, küçük bir kalbe kocaman bir sevgiliyi sığdırmak. İyi ki yüreğin iki odacığı var. Yürekte ikili, üçlü olabilmek. Kendini paylaşmak, zor iş...
Yönetim, bilimin tanımı için kullanılır ama ben aşkı tanımlamak için sakıncası yoksa kullanacağım. Aşk; dalgaları ve ters akıntıları olan rejimi düzensiz, debisi yüksek bir suda ayakta kalarak rafting yapmaya benzer. O yüzden teşebbüsü yaygın başaranı azdır.
Aşk irrasyonel bir duygu. Çıkmazları, labirentleri çoktur. İrrasyonel kararlar aklı yorar. Ussal yorgunluk yaratır. Doluya koysam almıyor boşa koysam dolmuyor dedikleri şey…
Suskunluk, en kalın barikat ardına kolaylıkla sığınabildiğin. Aşk sürükler insanı. Sonra da sürükleyen, sürüklediğinin sürüklerken kırdığı yüreğini tamir etmeye çalışır. Çoğu kez başarısızdır. O yüzden ayrılık da sevdaya dairdir.
Vazgeçmek her daim yedeğinde olmalıdır. Ansızın gideceğini bilmek değerdir, insanı pahalı kılar. Kendini kolay ele veren kopup koymalar sanılanın aksine değer değildir. Her ilişki biraz da saklanmadır. Aleniyet aşkın kurdudur. Sevgi çok itirafa gelmez. Dokusunu bozmamak gerek. Yapış yapışlık tercih değildir. Kontrollü mesafe iyidir. Kendini kolay ele veren hiçbir şey gizem barındırmaz.
Keşfedilmemiş bir koyu, bir dağı, herkesin kolaylıkla ayak basmadığı bir ormanı olmalı insanın hatta mümkünse zaman zaman sığınılan bir adası olmalı…
Lojistiğini ana karadan, yalnızlık özgürlüğünü adasından almalı. Her insanın albenisini sunduğu, tezgâhın üstünde tuttuğu; bir de defosunu sakladığı tezgâhın altında tuttuğu bir yanı vardır. Vitrinde veya sandukada naftalin altında bekleyen her şeyde biraz sararma kaçınılmazdır. Bunu makul görmelisin. Tolere de edebilirsin.
Yunus’un "Aşk gelince cümle eksiklikler biter." sözü bu yönüyle manidardır. Belki o zaman en zor olan şeyi yapabilirsin.
Sevgiliye şiir yazmak gibi….
***



















