ÜÇ KALPLİ ZAMAN
Hani umut bazan gülerdi ya
Hatta bir an ışırdı ya
Artık unut
Çünkü yansıtan ayna kırıldı
Ve elim öylece çağrışımda duruyor
Şimdi şunu düşünüyorum
Hem umut
Hem ayna yok
Oysa umut dünyası idi
Bu dünya
Dünüyle bugünüyle
Her şeyin birbirine yansıdığı
Ve umut yedi kuşak ötede
Bugünse güneş altın
Ay gümüş rengi
Ve ne tuhaftır ki
Başka bir dünya daha var
Hatta daha fazla
Biri sonsuzlukta kepler
Diğeri de kendi dünyamız
Kendi dünyalarımız
Herkesin bir düşünce evreni var
Dokunmadıkça kendinde kalan
Yani korkunun ipek kozası sarmadığı yıllarda
Rüzgâr kendi doğasında
Dağlar daha bir güzel
Daha bir çekici
Ve kavram yoktu ki
Zaten
Harita olsun
Sınır olsun
Ama kibir diye bir şey icad edildi
Tanrılarını kendileri yapıp
Kendileri taptılar
O günden sonra kara, kapkara oldu
Tüm hayatlar
Kafalar allak bullak
Bir sorgudur
Bir kabuliyettir aldı gitti başını
Gel zaman git zaman
Ateşte çalındı
Ve iç ateşi de
Bir anda oldu her şey
Henüz bilinmez bir kapıda
Ve
Aşk bu kadar uzak kalmamıştı
Onca insana
Onca cana
Bir an uzaklaştı düşüncelerim
Bir yudum çay aldım fincandan
Henüz içeceğim kahve yakın değil
Çünkü Gordionda ki düğüm çözülmemişti
Sabaha daha çok vardı
Kaktüsler hayalet gibi görünürken
Gece sessiz ve kendi ışığında
İnsan değişmeyip değiştirmeyip
Yok edici olurken
Seslendik bir kez daha
Henüz görünürde bir şey yok
Çünkü
Benim üç kalbim var
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
