SUSMAYI SEVİYORDU
Korkarak girdim içeriye
Selam verdim kısık bir sesle
Suçumun farkındaydım
Vicdanım rahatlasın diye
Bekledim öfke dolu sözlerini
Sadece göz ucuyla süzdü beni
Lisanı hâliyle diyordu
En sevdiğim evlat üzdü beni
Babam susmayı seviyordu
Konuşur gibi bakıyordu
Soğuk bir kış günü
Eve girdim ev sıcacıktı
Evde huzur kuşları uçuyordu
Annemin keyfinden anlamıştım
Babamın keyifli olduğunu
Tebessüm babamın yüzünde
Saatlerce mekan kurmuştu
Ekmek davasını kazanmış gibiydi
Gerçi ekmek aslanın ağzındaydı
Ama babam aslanı da satın almış gibiydi
Sevincini kelimelere döksün diye
Bekledim bekledim vazgeçtim
Babam susmayı seviyordu
Konuşur gibi bakıyordu
Ara ara yakalardım
Babamın şefkat dolu gözlerini
Gözleriyle başımı okşuyordu
Biliyordum sevgi dolu sözcüklerin
Babamın büyük yüreği karşısında
Küçücük kaldığını
Ama kulaklarıma söz geçiremiyordum
Duymak istiyordu işte
Babam susmayı seviyordu
Konuşur gibi bakıyordu
Ben babamı hiç koşarken görmedim
Ya da fazlaca coşarken
O sırtımızı yasladığımız dağdı
Belki de dağlar böyle olmalıydı
Saçındaki beyazlar hayata ödediği diyet
Çektiği acılardan yüzündeki ciddiyet
Çocuktum ben bilemezdim
Çocuklarını büyütürken
Babamın içindeki çocuğun öldüğünü
Babam susmayı seviyordu
Konuşur gibi bakıyordu
***
Editör: Nevin Bahtışen
