Bedel

Yazan: Feride Pala - BEDEL
Advert

ÖYKÜ - 03-09-2022 03:14

BEDEL

Attığım her adımda bir hayal kırıklığını daha geride bırakmak istiyordum o gün. Sırtıma yüklendiğim tüm dertlerim, yüzümden okunacak korkusuyla kapüşonumu çekmiştim kafama. İçimdeki fırtına tıpkı denizin dalgaları gibi vuruyordu gönlümün kıyılarına. O dehşet dolu sahneler gitmiyordu bir türlü gözlerimin önünden. Göğüs kafesimi patlatırcasına şişiriyordu âdeta, kalbime vuran hırçın dalgalar. Sonra köpük köpük oluyor, boğazıma kadar çıkıyor, hıçkırıklarla boğazım düğümleniyor, göz yaşlarım yanaklarımı sağanak bir yağmur gibi ıslatıyor... Durduramıyordum. 

-Hayır, hayır! 

Sonum asla onun gibi olmayacaktı, olmamalıydı! Hayatımda annemden kalan o geçmişin silinmez zannettiğim izlerini bugün, burada silmeliydim tıpkı kumsaldaki ayak izlerimi silen dalgalar gibi. 
Ya da annem gibi kaderime boyun eğip bir ayyaşın kahrını yıllarca çekerek her gün ölesiye dayağımı yiyip üzerine kadınlığımın ayaklar altına alındığı sayısız geceleri içime ağlaya ağlaya gecenin karanlığına gömüp ertesi sabaha gözümdeki ve vücudumdaki morluklarla uyanmalıydım. 

Kaçıp kurtulmalı, izimi kaybettirmeliydim. Sedat çok aksi, kıskanç ve psikopat denilecek derecede bana bağlıydı. Evet, onun kadınıydım. "Kadınıydım!" diyorum çünkü ne kadar seviyor ve koruyor görünse de malıymışım gibi kullandı beni senelerce. 

Yine onun pis istekleri ve doymak bilmeyen para hırsı yüzünden buradaydım. Geçimini kadınlığım üzerinden sağlıyordu. İş bitimi paraları ona teslim eder; kurduğum çilingir sofrasıyla da gecesini taçlandırırdım. Sızmış kollarının arasında çamura bulanmış bir melun gibi, kırklansam çıkmayacak olan kirlerim için saatlerce ağlardım. 

-Hayır, Hayır! 

Sonum annem gibi olmayacaktı!
Hiç korkmadım ve acımadım da ona. Silahındaki bütün mermileri boşalttım üzerine.Yaşattığı her gecenin karşılığını ödetircesine âdeta... 
Sızmış bedeni kanlar içerisinde yatıyordu. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı birden. Dik dik bakıyordu sanki bana. 

Tek yaptığım şey soğukkanlılıkla oradan uzaklaşmak oldu. 

Şimdi ne olacaksa olacaktı, razıydım cezama ama ben ilk defa kendimi denizin hırçın dalgalarındaki o köpük kadar bembeyaz ve tertemiz hissediyordum bu sahil kasabasında. 
Belki son defa çektim denizin kokusunu ciğerlerime. Belki son defa baktım özgürce, yeryüzünü kaplayan gök kubbeye. 

Kıyı boyunca yürüdüm ruhsuz bedenimle bir başıma. Bir kelepçe, ömrümü bağladı demir parmaklıklar arkasına. Bedenim hapiste, ruhum denizin hırçın dalgalarının arasında...

Günün Diğer Haberleri