YAŞLILIK
İnsan yaşlılığı farkeder amma
Bastonu yoldaşı olduğu zaman
Oğlan uşak gelmez hayata küser
Yalınız başına kaldığı zaman
Güzel bir nasihat altına eştir
Hayat yollarında aydır güneştir
Geçmişi hatırlar darbe yemiştir
Bazen acı acı güldüğü zaman
Akıllı insanlar dersini alır
Arayan ilmi de bilmi de bulur
O kişi pir olur o bilgin olur
Hayattan dersini aldığı zaman
Bazı şeyler var ki sığmıyor gize
Açıktan gelir de görünmez göze
Ah ulan diyerek başlarlar söze
Geçmişi düşünüp daldığı zaman
Hastalıklar hep ortaya çıkarmış
O an insan tatlı candan bıkarmış
Nem duvarı gam insanı yakarmış
Dert küpü derdinen dolduğu zaman
Bir laf söyler iken özer dururlar
Azıcık bir şeye kızar dururlar
Hastane hastane gezer dururlar
Hastalıklar gelip bulduğu zaman
Leblebi misali yutulur haplar
İçini bir korku endişe kaplar
Doğru olmaz şaşar bütün hesaplar
Kargayı kılavuz bildiği zaman
Bakınca bellidir gizlenmez hâli
İnsan hayatı bir ipliğe bağlı
Bir telaşa düşer hep insanoğlu
Yaşlılık kapıyı çaldığı zaman
Kimi bunak olur kimisi ulu
Canı istemezse yedirmez balı
Hiç hazırım demez bir Allah kulu
Azrail selamla geldiği zaman
Elde tesbih dilde dua ederler
Kul Hızırım dostlar tek tek giderler
En son musallada veda ederler
Vade yetip bir gün öldüğü zaman
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















