YAK GİTSİN
Yanlışların kaç doğruyu götürdü bende.
Acının telvesini sunarken güzel ellerinle,
Gözlerimde yağan yağmurlarda mutluluğu aradın.
Ağaran saçlarıma alaycı bakışlarla bakarken,
Ben, simsiyah saçlarının tellerinde, aşkın en halini sorguladım.
Bu kadar zalim olamazsın.
Bir gülümsemen, sevgi şölenine dönüşürdü ruhumda oysa.
Aşk dediğin şey acı mıydı ruhumu kavuran?
Sadizme evrilen bakışlarını aşk sandığıma yanıyorum.
Bir daha aynı yerden vurmaya kalkma sakın!
Ben, tahta masada aşk ruleti oynayan bir adamım ki
Aşk silahıyla aynı yerden vuramazsın artık beni.
Artık kaale de almıyorum ya seni!
Çoktan bitti o iş.
Herhangi birisin artık gözümde.
Hiç bir değerin yok.
Sana ait anılar mı peh!
Çoktan yakıp kül ettim, rüzgâra savurdum.
Aşkın ölümsüz olduğundan söz etmiştim sana ya
Yanılmışım meğer, aşkın nefrete dönüşüm anında öldürüyorum içimde seni.
Aşkın affetmeyeceği, ardına bakmadan gideceğin, aşkın ihanet treninde yol alıyorsun ya!
Tüm sirenler ayrılığa çalıyor şimdi.
Artık ayrılık garında, ellerim ceplerimde dolaşıyorum, çok sevmenin onuruyla.
Ben aşka yenilmem artık gülüm.
Ben, aşkın harında yüreğimi demlemiş adamım.
Ben, böyle iyiyim, iyiyim.
Umarım mutlu olursun indiğin istasyonda.
Sana, mutluluklar diliyorum.
Yorumsuzum.
Sana, yazdığım şiirleri de yak gitsin.
Yak gitsin!
Hükmü yok artık, çoktan bitti o iş.



















