Advert

Vicdanın Son Nöbeti / Ali Tuluk 

Ali Tuluk -VİCDANIN SON NÖBETİ

ŞİİR - 20-05-2026 15:49 127 kez okundu.

Vicdanın Son Nöbeti / Ali Tuluk 
Advert

VİCDANIN SON NÖBETİ

Bu çağın alnına sürülmüş
Kara bir yağmur var anda.
Geceyi bile paslandırıyor.
Sokak lambaları titriyor,
Çünkü her kaldırım taşının altında,
Yarım bırakılmış bir vicdan gömülü.

İnsan dedikleri şey artık
Ceketinin cebinde taşıyor karakterini.
Bir fiyat etiketi kadar hafif olmuş haysiyet,
Üstelik de her gün indirimde.

Bakıyorum da şöyle etrafa,
Gözler konuşmuyor artık.
Herkes mühürlü dudaklarından
Sahte bir bayram geçiriyor.
Kahkahalar plastikten,
Sarılmalar reklam afişi gibi
Dokununca arkası boş çıkıyor.

Bir çocuk gördüm geçen gün, anda,
Küçücük elleri cebinde değil.
Üşümesin diye umutlarını saklıyordu.
Çünkü bu şehirde umut bile çalınıyor artık.
Hem de en temiz yüzlerden.

Göğü griye boyamışlar.
Bulutlar, bulut değil ki;
Utanmaktan başını örten
O masum meleklerin suskunluğu.

Bir adam tanıdım,
Her cümlesinde “hak” vardı.
Ama yetimin kuru ekmeği,
Dişlerinin arasına sıkışmıştı.
Bir kadın gördüm, pervasızca;
Gözlerinin içi mezarlık gibi sessiz.
Sevmenin kefenini dikiyordu kendine.

Ve herkes hızla büyüyor anda,
Nedense kimse olgunlaşmıyor.
Bu çağın aynaları bile yalancı artık.
Kirliyi temiz, alçağı cesur,
Suskunluğu ise asalet gösteriyor.

Oysa ben biliyorum ki
Gerçek adam, esas adam,
Kalabalığın alkışladığı değil;
Gece kimse görmezken
Vicdanın karşısında eğilmeyendir.

Ben de yürüdüm bu caddelerden.
Ayakkabılarıma çamur değil,
insanların birbirine attığı iftira bulaştı.
Bir binanın duvarına yaslandım bir gece,
Duvar bile yorgundu anda.
Üzerine yaslananların yükünden değil,
İçinde saklanan çürümüşlükten.

Artık kimse susmayı bilmiyor,
Çünkü herkes bağırarak
Hep haklı çıkacağını sanıyor.
Oysa hakikat, bağıranların değil;
Yanarken bile sesini
Hiç kirletmeyenlerin tarafındadır.

Bir gün gelecek
Bu neon ışıkları sönecek,
Maskeler eriyecek yüzlerde.
Ve insanlar ilk kez,
Kendi çürük kokularıyla baş başa kalacak.

İşte o vakit anlayacaklar,
Şeref, göğse takılan bir madalya değil anda;
Aç kaldığında bile harama uzanmayan eldir.
Merhamet, şiirlerde unutulmuş bir kelime değil,
Yalan dünyanın son karanlığında,
Bir yetimin başını okşayabilmektir.

Ben hâlâ inanıyorum.
Küllerin altında kalmış olsa da
İnsanın içinde, ölmemiş bir taraf var.
Az konuşan, derin bakan,
Geceye rağmen içinden güneş taşıyan,
Birkaç insan kaldı hâlâ.

Ve onları yeryüzünden bu kirli çağ,
Tamamen kaybetmedi henüz.

Bırak gülsünler bize anda,
Çünkü dağ, üstüne çarpan rüzgârla küçülmez.
Bilin ki kurt da yolunu,
Çakalların kahkahasına göre çizmez.

***


Editör: Bilgi Şakar

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Yolda Bırakma / Şuayip Odabaşı 

Yolda Bırakma / Şuayip Odabaşı 

20-05-2026 - ŞİİR

Ömrümün Baharı / Halil Çelik

Ömrümün Baharı / Halil Çelik

20-05-2026 - ŞİİR