SAY Kİ DİKİŞ TUTMAZ BİR YAMA
Yıllar yıllar ötesinde tanımakta zorlandığım,
Umarsız tutkuların en gizemli kadını;
Demek sendin o!
Ve onca yıl kesintisiz, yıl üstüne, yıl özlemini çektiğim.
Nasıl da yakışırdı sana öylesine pembe gülüşlerin,
Hele de çağla yeşiline boyanmışlığı…
Her keresinde alır götürürdü beni elsiz, ayaksız,
Zamansız iklimlerin ötesine.
Ve dahası çoğu zaman…
Öylesine ürkerdim, ürperirdim pür telaş…
Hani ya dokunuversem bir kerecik olur olmaz,
Kuaför terbiyeli sarı saçlarına ya da tek bir teline,
Korkardım yanacağımdan yalaz yalaz.
Say ki Marmara Çırası gibi!..
Düşsel aşklar yaşamıştım can güzelim çoğuncası…
Olancası varsayımsal yürek yürek…
Ve şimdilerde, zamansal takvimlerin ötesinde…
Dökülüp kalmış özlemlerin olancası, yaprak yaprak.
Yapraklarda salkım saçak.
Aldırma sen, hiç alınma, gönül koyma.
Yaşam dediğin ne ki can güzelim bizler için…
Varsa yoksa sözüm ona…
''Gün ola harman ola'' denilir ya arada bir.
Say ki dikiş tutmaz bir yama.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















