Şu derbeder dünyada
Kalp miydi yorulan
Yoksa insanlık mıydı tükenip giden
Kahreden yalnızlığımda
Düştü yine yüzüm
Geçit vermez Amazon ormanlarında
Hapsedildi yüreğim
Kara zindanlarda kayboldum
Dilim lâl yüreğim buz tuttu
Sahra çölündeki serap misâli
Yokluğuna daldı düşlerim
Görünmez parmaklıklar arasında
Prangalar vuruldu yüreğimin kapısına
Gel, gel de aşkını dök içimin sınırsız kabına
Virane ömrümün hücrelerine sız
Kan değerlerim yükselsin, can bulup yeşereyim
Kırmızı tutkularda katre katre yanayım
Düşlerimin gerçeğine bereketli toprağıma
Muson yağmurları yağdır, tohumlarım filiz versin
Güneş'in ışığında gülümseyip dal süren
Rengârenk çiçekler açsın gönül bahçemde
Aşk dağının gölgesinde bir ömür demlenip
Bahar geldiğinde akan çağlayanlar gibi
Duâların eşliğinde Rabb’imin huzurunda
Sen ve ben birbirimize akalım gönlümüzün dergâhında
İmzamız andımız olsun yer gök inlesin
Öyle bir sev ki ömrümüzün son deminde bile
Kara toprak şahit olsun sevgimize



















