RUHUMUN GİRDABINDAYIM
Su gibidir yaşamasını sevenler
Ya dibi görünür
Ya da balçıkla sıvanmış
Çünkü suda hayat var
Suda orman var
Hatırlıyor musun beni
Hayal meyal de olsa
Dünkü geçmişim
Bir okyanusta
Hem de fırtına kopmuştu o an
Tam fırtınanın ortasında bırakmıştın
Beni
Çaresiz çırpınışlarımı seyretmiştin
Girdaplarla dalgalar arasındaydım
Durup bakarak
Rüzgârı değil ama tuzlu suyu hissettiğim anlarda
Bir çekiyor beni dibe
Bir fırlatıyor yüze
Döndüre döndüre
Arada dalgaların şamarları
Oyununu oynuyor su
Başım dönüyor
Zaman durdukça
Delilikle çöplük arasında
Bir uzun yoldayım
Gün doğumu ile gün batımı eşlik ediyor
Gölgelere
Gölge oluşlara
Ve ben eski ben olmaktan çıkmış
İmkansızın adı olmuştum
Tuzlu sudan değil ama
Özgürlüğe susamış bir aygır bir at gibi
Baştan sona
Ayakların değdiği kumlarla
Nalsız bir hayata karşı
Karga alnımın akı
Ve gölgeler daha bir sinsi
Çözmeye çalışıyorken
Hayalleri ve sonrasını
Gerçek biraz daha uzun
Bir adım ileri gidersen
Bir dar boğazdan geçiyorum
Sefillerle zenginler yan yana
İkisi de bir tas çorbanın derdinde
Düğümler yavaş yavaş gevşerken
Kekeliyor bir an dilim
Matematiğin zor sorusunda
Çarpım tablosu henüz on bölü üçü
Sıfırlamamış
Sen merhabadan uzak
Ve yine istasyondayım
Ne yolcusu olan
Ne kaptanı olan
Bir tahtada
Yersiz zamansız
Sıfırlar
Ve biz bu hayatı dolduramayanlar
Hep bir yanımız eksikmiş gibi
Davranıyor
Yeni hayata karşı bakıp bakıp duruyoruz
***



















