PUPA YELKEN
Görücüye çıkardım seni geceye
Döküldü ay, yıldızlar, zühre ve dahi cümlesi
Gök tam takır.
Mecbur seyyareler ışığına
Yakamozlar da açelya serpintisi
Yörüngemde coşkusu hüznün
İsmini tekrarlıyor kakadu, şıkır şıkır.
Mahçup bakıyor ay, sudaki aksine,
İçi kabarık değil denizin aksine.
Saygı duruşunda dalgalar mütemadi,
Sen her güzelliğin türevi,
Alımlı sumrum;
Bazen çalı kuşum, sürmeli.
Tüm göçerliğim hayaline,
Kaşın var ya hani kemani
O kaşın diyorum
Nasıl da öz katıyor divitime.
Ben çağlıyorum balaban;
Yalvarış sesi duyuluyor
Yosunlu kayaların andelibe,
Bu olmalı keşfedilmemiş dingin musiki.
Görücüye çıkardım seni kendime;
Vakit leyl!
Bilekliğin kanatıyor parmağımı,
Süslüyor atıllığımı narin duruşu,
Tutuk keklik sekişleri,
Dili tutuk serenatlar ne işime yarar ki
Sana ,
Yüzüne,
Nakşına boyuyorum nazarımı,
Öle bite sıralanıyor çisiltilerim gerdanına
Tutuklusu benim pürüzsüz sevmelerin,
Kuralsız akmakta gözün yaşı
Azığı sensin aşka evrilmelerin
Halayığı olaydım ya her adımının
Ya da sahillerin ayyaşı,
Müptelan soluklar taşıyorum ciğerime,
Tiryaki nağmeler doluyor diline derken
Vaktini sana vakfetmiş bir şair gemici
Açıklara yaya döke içini,
Rüzggâr eyleyip içliliğini
Yol alıyor harikalar diyarına
Pupa yelken!
***



















