MERAK ETME
Bölük pörçük uykularda
Sızarken düşlerimin yası gözlerden yastığıma
Sancılı bir gergefte ince ince dokuyorum hasreti
Merak etme
Bir çileden kaç sabır çıkar
Bir ters bir yüz örerken öğrendim ben
İçime içime bastırmayı acımı
Ölüm döşeğindeki çaresiz bir hasta gibi
Kafamda kavak yelleri eserken
Bir ayrılık fırtınası ile savrulduğum günden beri
Aşinayım ki ben bu deli rüzgârlara
Rüzgârın yangınları tüm bedenime sıçradığı günden beri
Merak etme
Korkutmaz kibrit ucu ateşler beni
Kırık kalbimin acıya sıfır pervazlarında
Sızıyorken sızlayan sancı
Bir sensizlik içiyorum
Bir gam yiyorum
Hasrete tıka basa doydum
Doydum doymasına da
Zimmetimdedir bu payidar yara
Merak etme
Vuslata meftun ervahım sadıktır bu sırlı sükuta
Artık bıraktığın gibi değilim
Bildiğin gibi hiç
Hakikatin silleli tokatıyla mecalsiz
Bir o kadar mealsizim
Can çekişirken ruhum aklım pişman olmasın diye
Haklı yanlarımın pimini çekip yuttuğum günden beri
Öfkelerin patlamasıyla yaşıyorum içimde
Merak etme
Hiçbir vurgun öldürmez artık beni
Ey aldanışım
Ey yanılgım
Ey yası sırrım
Be hey sınanmışlığım
Şerefimle içerken murdar ettiğin aşkın çilesini
Ektetir yan etkisi
Dokundukça kabuğuna acıyan yara sızlatır düşleri
Zaman alışmayı da öğretecek bir gün
Duyacaksın inanmak bile istemeyeceksin belki de
Gidişin kadar hakikattir inan
Acıtsa da kanatmayacak
Kanamayan yara yüreğimde gidişinin nişanesi olup hep duracak
Merak etme
İşte o gün
Zırhlanmış gardını almış
Bir asker gibi
Zafere şahlanan yılkılar dört nala koşacak içimde
Doğrultup belimi hiçbir sebebe tutunmadan
Tek kurşunla vuracağım ayrılığı
Alnının tam orta çatısından
Merak etme
O güne dek hasret içiyor
Gam yiyorum aşkımın şerefine
Merak etme
Her rüzgârda anılar savrulup sızlatsa da burnumun direğini
Zırhlar giyinmiş asker gibi
Hiçbir kurşun gafil avlayamaz artık beni



















