Advert

Kayıp Ruhlar ve Güneş / Bilgi Şakar

Bilgi Şakar -KAYIP RUHLAR VE GÜNEŞ

DENEME - 20-11-2025 14:10 513 kez okundu.

Kayıp Ruhlar ve Güneş / Bilgi Şakar
Advert

KAYIP RUHLAR VE GÜNEŞ

Bazı insanlar daha kırılgan bir ruh taşırlar. Hayat onları fazlaca örseler. İçinde bir yerlerde bir şeyler kırılır, yere düşen ayna gibi paramparça olurlar. Hayatın acımasız yüzü onlara ağır gelir çünkü onlar narin varlıklardır. Bir türlü insanın insana bu kadar kötülüğü niye yaptığını anlamlandıramaz, içine sindiremezler.

Kötülüklere ve kötülere karşı koyacak gücü kendilerinde bulamadıkları için de hayattan soğurlar, yaşamaktan zevk alamazlar. 

Bazı insanlarsa kaya kadar sağlamdır, o ruhları ne yapsanız yerinden oynatamazsınız. Onlar bir dağ gibi yükselirler kendi varlıkları üzerinde ve topluma ayna olurlar. Onlar tıpkı güneş gibi parlarken diğer insanlar onları sadece izlerler. 

Evet hayat zor. Ama bu zorluğa rağmen var olmak için çaba göstermek gerekmez mi?

Bir toplu iğne ile toprağı eşeleyip bir fidan gibi fikirlerini ekmek, sulamak boy vermesini izlemek gerekmez mi?

O minik fidanlar bir gün kocaman bir orman olsa,  fikir ormanı harika olmaz mı?

Ve uzaktan oraya bakıp gururla, "Benim varlığımın amacı da buymuş." demek bizi daha da motive etmez mi? 

Her şeye rağmen hayatta kalmak ve birinin elini tutmak, düşen birini yerden kaldırmak veya bir çocuğun gülümsemesini izlemek güzel olmaz mı?
Güneşle birlikte doğmak, yaşamın tamamını bir anlam arayışına armağan etmek.  

Madem dünyaya gelmişiz, madem sırtımızda bunca yük var; biz onları taşırken başkalarına yük olmadan, sırtımızdaki yükü taşımanın bedelini öderken, diğer insanlara bedel ödetmeden sadece yol gösterebilmek ve birlikte yol almak insan onuruna daha çok yakışmaz mı?

Ellerimizle, fikirlerimizle yeni bir yol açıp kayıp ruhların bizim ardımızdan gelmeleri için teşvik etmek, rehber olmak belki de okyanusta kaybolmuş birine deniz feneri olmak, fikir adamı olmak gerekmez mi?

Kaybolup gitmektense acı çekip varlığımızı sürdürmek o acılara gülümsemek bizi büyütmez mi? Kömür de elmas da karbondur ama elması kömürden ayıran onun çektiği baskı tabiri caizse acıdır bence direnme gücüdür. İnsanı da diğer insanlardan ayıran en büyük meziyet yaşadıklarına karşı gösterdiği direnme gücüdür. Kendimizi kendimizle tamamlarken topluma duyarsız kalmadan o toplumu tamamlayan eksik parça gibi olabiliriz. Elimizde kalem insanlara gökyüzündeki bir yıldız gibi yol gösterebiliriz. Veya bir tiyatro sahnesinde toplumsal bir sorunu ele alabiliriz ve doğrudan olmasa da dolaylı olarak çözüm önerileri sunabiliriz. 
Yola düşmeliyiz, hayat sanıldığı kadar uzun değil. Madem biz yolcuyuz yola düşmeliyiz. Ve ardımızdan insanların geleceğine inanmalıyız. Bize bahşedilen ve içimizde saklı bulunan bütün cevherleri parlatabilir ve onları gökyüzündeki yıldızlar gibi dizebilir, görünür yapabiliriz. Hiç kimse boşuna bu dünyaya gelmez. Her insanın mutlaka bir var olma amacı vardır; yaşıyorsak nefes alıyorsak mutlaka bir anlamı vardır bir amacı vardır, biz henüz onu bulamamış olsak bile.

Haydi önce içimizdeki şehirlerde kendimizi bulalım sonra bütün şehirlere gidip ışığımızla karanlıkları aydınlatalım.

Gecenin karanlığında yolunu bulamayanlara şimal yıldızı olup yol gösterelim. Gündüzünde ışığını kaybetmişlere güneş olalım. Biliyoruz ki güneş, ışığını hiç kimseden esirgemez. 

***


Editör: Nüzhet Ünlüer

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Kültür Sanat / Tuncay Dağlı

Kültür Sanat / Tuncay Dağlı

15-06-2026 - DENEME

Saygılı ve Saygın Olmak / Tuncay Dağlı

Saygılı ve Saygın Olmak / Tuncay Dağlı

13-06-2026 - DENEME