Advert

Kanatlar / Ahmet Keskin

Yazan: Ahmet Keskin -KANATLAR

ÖYKÜ - 20-07-2025 16:01 645 kez okundu.

Kanatlar / Ahmet Keskin
Advert

KANATLAR

- Babam kalk artık ayağa, sen kendini bırakırsan ben nasıl ayakta olabilirim?

Durmadan konuştu babasıyla. Anlattı anlattı. O hiç karşılık vermedi. Pencereden dışarıya baktı sadece. Karşıdaki ağaç, gerisindeki dağ, dağı kaplayan bulut. Farkında bile değildi. Hele ağacın en üst dalına gelip konan kara şey. Kulağına dolan boş"gaak"ları. Boş gözler, yalnızlık, cehenneminde tek başına idi.

- Annem bu halini görse sana kızardı.

Annesi, onun bir tanesi. Çekip gitmişti işte.

- Önce ben gitmeliydim.
- Bunu biz ayarlayamayız.
- O benim meleğim idi. Artık kanatları üstümde değil. Yalnızım. Kör bir yalnız..
- Hepimizin meleği idi. Kanatlarını bizim üstümüzden de çekti. Yalnız değilsin. Ben varım ablam var. Biz varız..
- Nereye kadar?
...
Sehpa üstündeki resimliği alıp eliyle önüne tuttu.

- Senin bu haline üzülüyor. Ruhu rahatsız oluyordur. Buna hakkın yok..
- Hakkımın ne olduğunu unutmaya başladım ben.
- Unutmamalısın. Biz ne olacağız peki?
- Su akar yolunu bulur.
- O zaman sende su ol. Yolunu, yolumuzu bulmamıza yardım et.

Çerceve içinden gülümsüyordu. Yanı başında idi. Göz göze, el ele. Üç yıllık bir fotoğraf. Sanki hala aralaŕında idi. Bakışını dikti. Arkadaki denizin dalga sesleri geldi, kulaklarına doldu. Sesler arasında martı çığlıkları vardı. "Martılar bilmişler Onun gideceğini, o günden basmışlar çığlıkları. Ben farķına varamadım."

Birlikte son fotoğrafları bu olmuştu. 

- Bakın, buraya bakın demişti kızları.

Ellerinden tutmuş gözlerine dalmıştı.

- Anne, baba buraya bakın.

Bakışlarını cevirmemişti her ikisi de.

- Böylece çek.

Resmi aldı. Koltuğa geçip oturdu. Bakışını fotoğrafa kilitledi. Dünler, dünler. O mutlu beraber oldukları günler. 

- Çay ister misin baba?

Onunla baş başa kalabilmek için istedi.

- Lütfen. Limonlu olsun.
...
Eşine;
- Babama limonlu bir çay döker misin?
- Hemen hayatım. Nasıl şimdi?
- Annemin resmine bakıyor. Sessizliğini yırttı. Çay istemesi umudumu yükseltti.
- Yalnızlığa alışması zor olacak.
- Haklısın.
- Sen bensizliğe alışır mıydın?

İrkildi. Ne diyeceğini bilemedi. İçinde büyük bir uçurum açıldı. Düşmeye başladı. Düşüyor düşüyordu. Bu ne büyük bir gayda kuyusu. İki adım attı. Eşinin beline iki elini sardı. Başını saçlarına gömdü. Kokladı, kokladı. Derin derin içine çekti. Başını saçlarından çekip yanağına bir buse kondurdu. Usulca kulağına; “Beni bırakma” dedi, “Beni bırakırsan ben babamdan daha beter olurum.”

Sıktı kolları ile,saçlarına başını gömüp kokladı, kokladı.

Mutfak, salondaki sessizliği çay bardağının yere düşmesi ile bozdu. Yerde cam kırıkları, yüreklerde hüzün kırıkları vardı. 

Sessizliği kanat sesleri bozdu. Kafesindeki muhabbet kuşu çırpındıkça çırpındı. Tüneğinden; “Canım, canım, canım” diye çığırtkanlığa durdu.

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Çünkü O Bendim Ben de Oydu / Şadan Köse 

Çünkü O Bendim Ben de Oydu / Şadan Köse 

30-07-2026 - ÖYKÜ

Adı: Ömer / Sinan Küçük

Adı: Ömer / Sinan Küçük

29-07-2026 - ÖYKÜ