IRGAT ALİ’DEN
Karanlığın gün görmez yokluğunda ben,
Arsız rüzgârlarda üşüyen ırgat Ali…
Ne gerek, bu yoksullukta sevme zamanı değil,
Bak! Duvarlardaki aynalar tozlanmış kar gibi...
Gözlerime sıvanmış bozkır yalnızlığı,
Bizi mıhlıyan kim, hangi söz, hangi bakış?
Ciğerlerime dolan şu hüzün dalgası ve…
Uykularda inmiş perdeler, kıyamet gibi alkış...
Nereye baksam, her yerde başkalık var,
Bulutsuz göklerde ay yok, yıldızlar kaybolmuş.
Sonra, yokluğun eli göz kapaklarımda,
Bütün çaresizlik sırtımda mekik dokuyor...
Bir lokma ekmek için kendini unutmuş,
Çalınmış boynundan alın terleri,
Kelimeleri alıp gitmiş rüzgâr uzaklara,
Dudakların kenarında kalmış, usulca bir şarkı:
“Başın öne eğilmesin,
Aldırma gönül aldırma,
Ağladığın duyulmasın,
Aldırma gönül aldırma…”



















