"Bedeni uyutmakla geçmez ruhun yorgunluğu, öyle sadece karanlığa çekilmiş olur, imsiz..."
KÜLREVAN
Kırılsın kalemimin omurgası bugün,
Kâğıdım, tutuşsun külünde,
Çekilsin aradan mürekkep,
Sızmasın ışık gönül dünyama;
Yeter ki yansımasın gölge oyunlarınız,
Dört duvarıma,
Bunca gürültünün boğulduğu sisli kuyumda!
Dışarının dönüp duran tekerlekleri,
Sokakların sahte uğultusu;
Batsın, yok olsun dipte!
Yalnızca gözlerim konuşsun karanlıkla,
Kıyısında yorgun bir yüz,
Yanağından süzülen iki damla yaşla.
Son sözlerim olsun,
Tüm içimi, gecenin yüzüne kusarcasına,
Ruhumun en ıssız köşesinden!
Sen dahil, tutunamaz bana hiçbir hayal,
Zamanda patlarken fermuarsız sözlerin.
Çok geç artık!
Hiç ulaşamayacağın
Sağır boşluğumda
Ölsün sesim,
Çarparak duvardaki yankısına!
Ben kalırım kendi viranemde,
Dilsiz tanıklarımla başbaşa!
U/mutsuzca...
***


















