HEYHAT / DESTAN
Ünlü bir dokumacı;
Sanatı başlar tacı.
Emek verip çalışır
Mesleğine alışır.
Bir top sipariş alır
Dört el ile sarılır,
Gönderir müşteriye.
O girip içeriye
İçerken kahvesini,
Birisinin sesini
Duyup dışarı çıkar,
“Gelen kim?” diye bakar.
Giden kumaş gelmiştir,
Bir kusur görülmüştür.
Mal iade edilir,
Parası da istenir.
Usta gözyaşı döker,
Ağlar, sızlar ah çeker.
Adam der:
- Ağlama sen,
Farz et ki gelmedim ben.
Böyle kabul ederim,
Geri alır giderim.
Tamam, kabahat bende,
Parası kalsın sende…
Usta der ki:
- Ey adem,
Yanlış anladın madem…
Kusur vardı görüldü,
Getirildi verildi.
Dünyada yaptıklarım
Vay onca günahlarım!
Düşündüm ahireti
Kim gösterir himmeti?
Orada çok zor işim,
Üzüntüm bu kardeşim…
Böyle geri verilmez,
Düzeltilsin istenmez.
Kumaş değil ki hayat,
Tekrar dokunmaz heyhat!



















