EY ŞEHR-İ İSTANBUL!
Yine sensizim,
İstanbul kadar kalabalık içim...
Yalnızlıklar cenderesinde boğulur duygularım...
Öyle varlığına hasretim ki,
Yare hararet gibi...
Bin yıldır kapalı bana olan kapılar...
Dün yine seni düşündüm,
Seni senden habersiz.
Nereden, nasıl bileceksin,
Özledim seni..
Ah!
Şehr-i İstanbul kadar kalabalık içim yine,
Sessizim...
Boğazında gerdanını,
Yedi Tepe'den seni seyretmeyi özledim ...
Sevdalılar şehri,
Umut yoksulunun umudu sendin,
Benim seni özlemim gibiydi...
Nasıl da endamınla süzülürsün gözlerimden geçerken
Hasret buğusu varta, yüreğimde harlardayım...
İki yakası biraraya gelmeyesi...
İçim daralır...
Ey şehr-i İstanbul!
Senin kadar kalabalık içim..
Salacak başka bir ihtişam
Kız Kulesi kükrer göğün yüzüne...
Adalar'ın başka sevdadır,
Elele tutuşan sevgililer gibidir.
Ahh İstanbul!
Yarım kalan sevdaların şehri, sevdamsın.
Martılar da olmasa,
Benim sana bakışımı kim anlardı?
İçim senin kadar kalabalık
Ey şehr-i İstanbul!
Editör: Ümmügülsüm Hasyıldırım



















