ÇARESİZMİŞ
Çöpçüler süpürdü çocukluğumu,
Belediye asfalt döktü kalanına,
Polis olacaktım oysa büyüyünce,
Büyüdüm, anladım polis çaresizmiş,
Umut çalan hırsızlar karşısında...
Çıkarcılar süpürdü asil duygularımı,
Ekmek aslanın ağzındaymış,
En çok yiyen, en çok "ağlayanmış"
Büyüdüm, anladım, tarlalar çaresizmiş,
Çöpe giden ekmekler karşısında...
Annem süpürdü yaşama sevincimi,
Gitti, dünyanın hepsini bana bıraktı.
Oysa ne güzel bölüşürdük dertleri.
Büyüdüm, anladım her evlat çaresiz,
Sarılacak anne yoksa karşısında...
Süpürdü gözyaşımı kalpteki katılık,
Modern zamanda duygular satılık,
Cürmü kadar ağlasa insan, göklerle yarışır
Büyüdüm, anladım ağlamayan gözler,
Utanmıyor da bulutlar karşısında...
Yağan karlar süpürdü kardaki izimi,
Tıpkı, derdimi unutturan dert gibi.
Mazi bir halıdır, altında pişmanlıklar.
Büyüdüm, anladım vicdanlar çaresiz,
Akıldan çıkmayan günahlar karşısında...
Zalimler süpürdü yalnızlığımı,
Dostlar uzaktan mutluyum sandılar.
Oysa sadakaya hürmetti tebessüm edişim.
Büyüdüm, anladım mazlumun feryadı,
Duyulmuyor zalimin kahkahası karşısında...
Silahlar süpürdü dağlara hayranlığımı,
Çünkü şehitler iniyordu dağdan,
Meğer güneşler batarmış
Doğudan.
Büyüdüm, anladım anneler çaresizmiş,
Dağda oynanan oyunlar karşısında...
Editör: Dilek Tuna Memişoğlu



















