CAMDAKİ BUĞU
Bazen sıradan ışıklar kör eder gözlerimi.
Senin göz kapaklarının içine saklanırım gizlice.
Gülmek ve ağlamak arasındaki o sihirli dengede durulur telaşlarım, diner sancılarım.
Gamzelerinden kopmuş çocuksu gülümseme dokunur dudaklarıma.
Anlayacağın gülüm,
Her yorgunluğa esir düştüğümde,
Seninle yeniden adam olurum.
Sonra, kentin bütün ıssız sokakları düşer
sessiz çığlıkların gölgesine.
Benim gibi adam olacak tüm çocuklar,
firar eder dağın bilinmeyen yüzüne.
Eylül devrilir,
Üşür sardunyalar.
Üşür umutlar,
Boğulur suya salınmış mektuplar.
Beklersin...
Eskisi kadar buğulanmaz nefesinle cam.
Yol tükenmiş,
Gece alışmıştır gündüzsüzlüğe.
***


















