BİR SIZI
Onun içindir ki
Hep uzağa baktık;
Hasret işkenceden beter,
Çırpınışlar içten içe.
Bir sızı var,
Tarif edilmez.
Basıyor göğsümüze zalimce!
O mu bize hasret,
Biz mi ona hasret?
Bir sızı bir sızı ki sorma,
Göğsümüze enjekte edilmiş gibi!
Yüzümüz başka,
İçimiz bambaşka
Keşmekeş sarmaşıklarla sarmalanmışken
Ne diyeceğimi bilemedim.
Onca acılara,
Duvarlara yazılmış,
Duvarlara kazınmış,
Bilinmez törelerden.
Suskunluk yazıya dökülürken
İçim sızlıyor,
Duvar ağlıyor!..
***



















