Advert

Bir Kitap: Gulyabani - Hüseyin Rahmi Gürpınar / Seher Uslu

Hazırlayan: Seher Uslu -BİR KİTAP: GULYABANİ / HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR

KİTAP ANALİZİ - 13-07-2026 11:18 179 kez okundu.

Bir Kitap: Gulyabani - Hüseyin Rahmi Gürpınar / Seher Uslu
Advert

GULYABANİ / HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR

Gulyabani'nin kelime anlamı, karanlık ve ıssız yerlerde insanın gördüğünü sandığı korkunç hayalettir. İşte bu kitap aslında görünmeyen olayların perde arkasında yaşanan gerçekleri anlatmaktadır. 

Kitabın kapağından tutun olay örgüsüne ve kişilere varana kadar her şey, biraz korku biraz da heyecan ve türlü türlü acayip ritüellerin uygulandığı hikâyenin toplamıdır. 

Romanın ön söz bölümü, Hüseyin Rahmi Gürpınar'a bir Hanımnine'den gelen mektupla başlar. Okuyucusu, Gürpınar'ın kalemini çok sevdiğinden bahseder ve kendisinden cin, peri gariplikleri veya çarşamba karısı, bir dev ya da gulyabani merkezli bir hikâye yazmasını ister. Yazar da bu kıymetli okuyucusunun isteğini kırmaz ve onun mektubuna cevap verir:

"Hanımninenin şu mektubu, düşüncemin önüne kendimce gidilmemiş bir hikâye alanı açtı. ‘Gariplikler Faturası’ külliyatımı yazmama beni teşvik eden bir neden oldu." der. 

Kitap bu iki mektuptan sonra asıl konuya geçiş anlamında belli bölüm başlıkları ile örülmüştür. 

Anlatıcı, cuma ve pazartesi kış geceleri, Aksaray'daki evlerinde büyük boza partisinin yapıldığını, bu partinin ruhunun en güzel konuşanı ve en tatlı hikâyecisinin Muhsine Hanım olduğunu söyler:

"Onun hikâyeleri içinde en meşhuru, en merak uyandıranı gulyabani olanıydı. Bu bir masal değil gerçek bir hadise. Gençliğinde Muhsine Hanım'ın yaşadığı garip ve üzücü bir maceraydı."

Kitapta, asıl olaylar Muhsine Hanım'ın ekseninde gelişir. Muhsine Hanım'ın anne ve babası erken yaşta vefat eder. Eşinden de boşanmıştır. Hâl böyle olunca ana dostu Ayşe Hanım, ona acır ve kendisine iş bulur. Çaresiz kalan Muhsine bu işi kabul eder ve Yedi Çobanlar Çiftliği'ne doğru yol alırlar. 

Yolda arabacıdan duyduğu sözlerden işkillenince geri dönmek istese de artık çok geçtir. Köşke geldiğinde ise asıl acayiplikler başlar ve bir oyunun içinde olduğunu anlayarak Muhsine Hanım, Ayşe Hanım'a feryat eder. Kaderine razı olur ve köşkte söylenen her sözü yerine getirmeye çalışır. 

Köşk, acayipliklerle doludur. Bu acayipliklerin içerisinde yaşayan kişilerin hâl ve hareketleri de tuhaftır. Çeşmifelek Kalfa, Ruşen Abla ve köşkün hanımı bu tuhaf hareketleri sergileyen insanlardır. Zamanla ortama adapte olan Muhsine Hanım, artık onlar gibi olmaya başlasa da bu köşkte yaşanan durumu açığa çıkarmaya niyetlidir. 

Köşkte yaşayan insanların hâl hareketleri kadar sözü edilen varlıkların isimleri de pek acayiptir: Gulyabani, Ahu Baba, Samsam, Gamgam, Yamyam Ağa, Havhav Ağa. 

Hâl böyle olunca bu garipliklere insanı delirtecek derecede tekerlemeler de eklenmektedir. Muhsine Hanım artık kurtulamayacağını anlayınca insanların da perilerin de sularına gitmeye karar verir. 

Kitapta türlü türlü batıl inanış örneklerine de değinilmektedir: Filan odaya girme, bu duvarın önünden geçme, gece yatarken saçını bağlama vb. Bu batıl inanış ve uygulamalar, insanlara aslında toplumsal mesaj niteliğindedir. Bazı insanların bu vb. batıl inanışları kullanarak insanların saf duygularını nasıl sömürdüğünün apaçık göstergesidir. 

Muhsine Hanım, evdeki itibarının sır saklamaya bağlı olduğunu bildiği için roman da bu düşünceye göre şekillenir. Gerçeğin maskesi bir gün elbet tüm yüzünü gösterecektir. 

Yazar, toplumun görünmeyen yüzüne ayna tutarak aslında bazı davranış ve hareketleri eleştirir. Böylece maskenin altında gizlenen tüm sırlar açığa çıkar. 

Bu eser, akıcı üslubu ile hem eğlenceli hem korkulu hem de mizah yüklüdür. Kitabın her sayfasını okurken çok eğlenceli buldum. Keyifle ve tebessüm içinde okudum. Tavsiye ederim. 

ALINTILAR

"Delilikte birkaç numara ilerlemeli."

"Demek ki tam deli adayıydım. O saçmaları ezberleyeceğim. İmtihanımı verdikten sonra cin ilminden diploma alacağım. Dergâhlarda çile dolduran dervişan gibi delilikte dedelik derecesi kazanacağım. Bu dereceye ulaştıktan sonra herhangi bir tımarhaneye giderek diplomamı göstersem derhal benim için bir kabul odası açılacak. Düpedüz hak ederek deli şartıyla şurtuyla kaçık sayılacağım."

"Buradaki cinlerin en korkuncu gulyabanidir."

"Onlar temizlik istiyorlarsa geceleri bizi rahat bıraksınlar da biraz uyuyup gündüzleri çalışabilelim."

***

Editör: Deniz İmre

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Bir Kitap: Hamnet - Maggie O' Farrell / Mutlu Akçay

Bir Kitap: Hamnet - Maggie O' Farrell / Mutlu Akçay

13-07-2026 - KİTAP ANALİZİ

Bir Kitap: Run Gülüzar Run - Ayşegül Kocabıçak / Arzu Ortaören

Bir Kitap: Run Gülüzar Run - Ayşegül Kocabıçak / Arzu Ortaören

10-07-2026 - KİTAP ANALİZİ