BİR KİTAP: ÇİNGENE GELİN / CARMEN MOLA
Düğününe günler kala arkadaşlarının düzenlediği bekârlığa veda partisi sonrası ortadan kaybolan Susana, iki gün sonra feci bir şekilde öldürülmüş olarak bulunur. Kafatası matkapla delinmiş, deliklere kurtçuklar yerleştirilmiş, korkunç bir ritüelle, korkunç bir ölüme terk edilmiştir.
Bu cinayetin bir diğer çarpıcı yanı Susana'nın ablası Lara'nın da yedi yıl önce aynı yöntemle öldürülmüş olmasıdır ve o da evlilik arifesindedir.
Vaka Analiz Birim Şefi Dedektif Elena Blanco ve ekibi derhal olay yerinde incelemelere başlar. Somut hiçbir ipucuna rastlanmaz. Üstelik ilk cinayetin katili hapishanede cezasını çekmektedir.
Babaları çingene olmasına rağmen çingene âdetlerine göre yetiştirilmemiş olan iki kardeşin feci ölümü pek çok soru işareti barındırmaktadır.
Lara'nın gerçek katili elini kolunu sallayarak gezerken hapishanede yatan bir masum mudur?
Yoksa birileri Lara'nın cinayetini taklit mi etmektedir?
İki kız kardeşi bu denli feci bir ölüme sürükleyen çingene âdetlerine uymayan yaşam tarzları mı, sakladıkları sırlar mı?
Büyük bir acı barındırdığı geçmişi ile yaşamaya çalışan Dedektif Elena Blanco, bu acımasız katil/katilleri ardında yeni bir kurban bırakmadan yakalamayı başaracak mı?
Üç kitaplık bir serinin ilk kitabıydı Çingene Gelin. Diğer kitapları henüz Türkçeye çevrilmemiş. Umarım yakın zamanda kavuşuruz diğer eserlere.
Severek okuduğum bir kitap oldu. Heyecanı hayli yüksek, anlatımı akıcıydı. Gerilim-polisiye seven dostlar kaçırmayın derim. Katil hakkındaki tahminlerimin tutmadığını da belirteyim. Son olarak tıpkı Grange kitaplarında yaşadığım Fransızca mekân, yer ve şahıs isimlerinin telaffuz zorluğu bu kitapta da biraz yer aldı. Malum İspanyolca'da o kadar kolay telaffuz edilemiyor.



















