BİR GÜVERCİN GÜLÜŞÜM
Eskiden apartmanlar azdı.
Bir cocugun bakışlarında..
Kuşlar, yüksek balkonların konardı..
Gökyüzü yakındı;
bir güvercinin gülüşüne...
Gecekondulara
uğrayan kedilerin
bizim gibi açlıktan nefesleri kokardı...
Boş karınları sürünürdü
çamurlu topraklara...
Tıpkı cılız bir çocuk gibi...
Rengi kaçardı kedilerin.
Apartman cocuklarına
imrenirdim..
Kuşların kanatlarına
dokunduklarını sanıp;
orada yaşayan her çocuğu kıskanırdim...
İmrenişlerim bir hayale dönüşerek,
dokunurdu gökyüzüne en yakın apartman balkonlarına...
O an, uzanıp
ceblerimi kuşlarla doldururdum.
Hepsini sonra uçururdum teker teker...
Her defasında
Apartmanlarda yaşayan çocukları gördüğümde...
Çocukluğun hatırı için
Bir günlüğüne değiştirir misiniz
Annelerinizi veya babalarınızı...
Sadece,
bir günlüğüne
benim yerime geçmek ister misiniz diye
Sormak isterdim.
Bir soruyu sormak bu kadar mı zor gelirdi insana.
Sorarken cesaretim kırılırdı.
Binlerce defa susardım.
Susarken, yutkunurdum!...
Bir apartmanın en üst
dairesinde
oturan ve onlardan biri olan Melahat'ın
havası batsın!!.
Kibiri
korkuturdu beni...
Meğersem;
ezikliğimi anlamadan çocukluğumun saflığiyla;
bir apartmanlının
egosuna
nasıl da yenilirmişim...
Yıllar sonra duydum ki..
O şımarık
Melahat
bir doktorla evlenmiş...
Yine bir apartman katında otururmuş...
Yoksulluğumuzla eğlenirken arkadaşım
apartmanların yüksek edasıyla…
Bizim çamurda kirlettiğimiz ve elimizde kuruttuğumuz ekmeğimize burnunu kıvırarak
baktığında nasıl da üzülürmüşüm.
Dudaklarından fışkıran
şımarık gülüşlerinin
yüreğimize çaldığı yaraların derin sızısıyla .
Çikolatalarını iştahla yerken;
İmrenişlerimizle seyredalardık.
Seyrederken, binlerce kez yoksulluğumuzdan nefret ederdik...
Kolay yaşamın zevkli nidasına bakarken;
aldanışlarım hiç bitmezdi..
Belki merhamete gelir de!!!
Melahat çikolatasını benimle paylaşır diye
beklerken bulurdum kendimi...
Birbirimizi bulurduk ondan sonra..
Çikolata alamayanlar
Ve..
Alanlarla
İkiye bölünürdük...
Her defasında
Unuturdum çocuk aklıyla
Sahte samimiyetine yenilirdim
Sınavlarda benden kopya çekerken
Başka biri oluverirdi ansızın..
Tanımakta güçlük çekerdim...
Nasıl da kırılırdı
Sanki apartmanda oturan
O değilmíşcesine. .
Benim gibi gecekondu çocuğuna...
Bir gün,
Yazılı sonrası,
cesaretimi toplayıp;
Yarın size gelip.
çamaşır tellerinize konan
kuşlara yakından dokunmak istiyorum
dediğimde..
Olmaz!
Senin
ayakkabilarin yırtık..
Çorapların çamurlu...
Evimizi kirletirsin
Hem,
Annem sonra bana çok kızar
derken nasıl da başımı önüme eğmiştim..
Ve, ardından; hiç unutmam!..
Ezikliğimden,
günlerce yüzüne bakamamıştım.
Ondan sonra
Çok kuşlar gördüm..
Evimin
balkonuna kondular...
Talih kuşu dedi kimisi..
Minik serçeler,
başıma yakın uçarken...
Bütün dilekler kabul olsa da...
Ne getirir ki,
gideni geri..
Örselenmış bir bahardan
kalan..
Çocukluğumdan
hep eksilen
bir güvercin gülüşüm.



















